13Aralık 2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme ile 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş/Er Kanununda değişiklik yapılmıştır. Zirasözleşmeli erbaş ve erlere, sözleşme tarihinden geçerli olarak, onaltı yaşından büyükler için belirlenen asgari ücret brüt tutarının hizmet yıllarına göre bu 6191 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı Cetvelde belirlenen oran ile çarpımı sonucu bulunacak tutar üzerinden aylık ücret veriliyordu. SözleşmeliErbaş Ve Er Kamuda istihdam Platformu Kamuoyu Oluşturma Sayfası. 492 likes · 3 talking about this. Bizlere verilen kamuda istihdam sağlanması maksadıyla 6191 kanun gereğince atamalarimiz olacaktı bir buçuk senedir beklemekteyiz hiç-bir yardım işsizlik maaşı alamıyoruz sözlesmeli er olarak yedi yıl görev 6191sözleşmeli Erbaş ve erlerin kanunu uygulansın kanunumuzu uygulayın lütfen bize yardımcı olun sesimizi duyun. 1. 1. 1. Sözleşmeli er ve erbaşların 6191 sayılı kanununun uygulanmasını istiyoruz. Sesimizi duyun. @RTErdogan @Akparti. @tcsavunma @Ahmet_Davutoglu. 1. 1. 1. Kanunagöre, 6191 sayılı Kanuna göre, müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla 25 yaşını bitirmemiş olanlar sözleşmeli er olabiliyor. Bu yeni yapılan düzenleme gereğince, 25 yaşında işe giren bir aday, azami 7 yıllık çalışma imkanı gereğince, 32 yaşına kadar görev yapabilecek. Daha önceden 29 qk8D. Vatani görevini yaparken belirlenen oranda ücret alan sözleşmeli er ve erbaşlar, son yıllarda en fazla merak edilen görevlerden biri olarak öne çıkıyor. Sözleşmeli er ve erbaş olarak göreve başlayan kişiler özlük hakları ile çok sayıda avantaj elde edebilir. Sözleşmeli Er ve Erbaş Olma Şartları Nelerdir? 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu gereğince görev yapan kişiler hizmete başlar. Yükümlü kişilere göre sözleşmeli er ve erbaşlar ücret alır ve bazı haklara sahip olur. Her yıl yüz binlerce kişi tarafından başvurulan sözleşmeli er ve erbaş olma şartları şunlardır Sözleşmeli Er ve Erbaş Türk vatandaşı ve erkek olmak,En az ilköğretim ya da dengi okullardan mezun olmak,Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğince belirlenen uzman erbaş sağlık şartlarını taşımak,Kamusal hakların kullanımından mahrum bırakılmamış olmak,Askeri öğrencilik ile ilişiğinin kesilmemesi,Terhis ve muvazzaflık tarihinden itibaren üç yılın aşılmaması ve başvuru tarihinde 26 yaşından gün olmaması,Devlet aleyhine, yüz kızartıcı, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, cinsel saldırı ve taciz, hırsızlık, rüşvet, dolandırıcılık, kaçakçılık, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama vb. konularda suç kaydının bulunmaması,Emre itaatsizlikte ısrar, firar, hakaret ve mukamevet vb. suçlarının olmaması, 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde belirtilen suçlarla ilgili mahkumiyetin bulunmaması,Sınavlardan başarı ile geçmek,Güvenlik soruşturmasında herhangi bir engelin bulunmaması. Özlük Hakları Sözleşmeli erler için üç yıllık bir sözleşme imzalanması gerekir, ilk sözleşmenin ardından en az bir yıl en fazla üç yıllık sözleşme yinelenir. Sözleşme süresince yedi yıl çalışan kişiler için yeniden sözleşme yapılmaz. Sözleşmeli er ve erbaşların kıyafeti, yükümlü askerler ile aynıdır ve herhangi bir işaret ya da amblem bulunmaz. Sözleşmeli erler ve erbaşlar üç yıl görev yaptığı takdirde astsubaylığa geçiş yapabilir ancak MSÜ tarafından belirlenen şartları taşıması gerekir. Sözleşmeli olarak görev yapan er ve erbaşlar yılda otuz gün izin kullanabilir. Aynı zamanda doğum ya da doğal afet gibi durumlarda on gün mazeret izni verilir. Yedi yıl boyunca hizmet veren ve başarılı nitelik belgesine sahip olan sözleşmeli er ve erbaşlar, kurum ve kuruluşlar tarafından belirtilen şartları sağladığı takdirde kamu kurumlarında çalışabilir. Sözleşmeli er ve erbaşlar görevlerini icra ettiği sürece sigortalı olarak çalışır ve kışlada kaldıkları için yemek / yatak ücreti tahsil edilmez. Sözleşmeli erler evli olsa dahi mesai sonunda evlerine gidemez ve zorunlu olarak kışlada kalır. Bir önceki yazımız olan Sözleşmeli Er Boy – Kilo Tablosu başlıklı makalemizde boy kilo tablosu sözleşmeli er, sözleşmeleli er kilo tablosu ve sözleşmeli er boy kilo hakkında bilgiler verilmektedir. Post Views 476 Son Güncelleme Tarihi Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı 27882 HTML - PDF ÖZET Davacı Sözleşmeli Er / Erbaş hakkında disiplin soruşturması dosyası incelendiğinde UYUŞTURUCU MADDE KULLANDIĞI hastane raporları ile tespit edilmiş olsa dahi tek başına kendisinden istifade edilemeyecek haller arasında sayılmadığı, sadece bu olayın davacıdan istifade edememe sebebiyle sözleşmesinin feshi işlemi için yeterli olmadığı, bunun dışında davacıdan istifa edilemediğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belgenin de bulunmadığı hususları göz önüne alındığında istifade edilememe hali somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından Dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, sözleşmeli er / erbaş’ın görevine iadesi ile birlikte mahrum kalmış olduğu tüm özlük haklarının ve dava sürecinde alamadığı maaş / ücretlerinin iadesine karar verilmiştir. Son zamanlarda sözleşmeli er ve erbaşların sözleşmeleri bu tarz usulsüz ve hukuksuz şekilde fesihler ile artmış olup. Avukatlık ofisimiz bu tarz davalarda öncelikle yürütmenin durdurulması ve sonrasında alınan sözleşmenin feshi kararının idare mahkemesinde iptali ile sözleşmeli er ve erbaşın göreve dönmesi için hukuksal çalışmaları davalara bakan avukatlarımız açılan davalarda sadece sözleşmeli er ve erbaş’ın göreve iadesi değil aynı zamanda sözleşmeli er ve erbaş’ın özlük hakları ve alamadığı maaşları içinde ayrıca mücadele etmekteyiz. KANUNİ DÜZENLEME 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12. maddesine “Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılan” şeklinde bir kriter de koymuştur. Söz konusu kriterin ayrıntısı Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 13. maddesinde düzenlenmiştir. Bunlar 1 Görevde başarısız olanlar,2 Atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar,3 Mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler,4 Atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşlar şeklindedir. İdare, başarısızlık ve kendisinden istifade edilememe nedeniyle sözleşme feshi işlemini veya sözleşme yenilememe işlemini gerek ilk sözleşme süresi içinde gerek müteakip sözleşme süreleri içinde herhangi bir zamanda veya sözleşme bitim tarihlerinde tesis edebilir. Ancak idarenin sahip olduğu bu takdir yetkisini hukuk ilkeleri çerçevesinde objektif gerekçelerle kullanmak zorunda olduğu ve takdir yetkisinin bu çerçevede kullanılmasının yargı denetimi içinde kaldığı tüm tartışmalardan uzaktır. Ancak idare tarafından “kendisinden istifade edilememe” gerekçesiyle tesis edilen sözleşme fesih işlemlerinde çoğunlukla takdir yetkisi objektif sınırlar içinde kullanılmamaktadır. İdare genel olarak uzman erbaş sözleşmesinin yenilenmemesi ve sözleşme fesih işlemlerinin gerekçesini “kendisinden istifade edilememesi” biçiminde açıklamakta ise de dayanak gösterilen Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 13. maddesinde sözü edilen nedenlerden birinin somut olayda ne şekilde gerçekleştiği açıklamasını yapmamaktadır. Söz konusu madde incelendiğinde kendilerinden istifade edilmeme hallerinin tahdidi olarak sayıldığı görülecektir. Bu sayılan hususların dışında bir halin, idare tarafından bu maddenin kapsamına sokularak sözleşme fesih işlemi yapılması hukuka aykırı olacaktır. Bu duruma örnek vermek gerekirse, görevden uzaklaştırılan bir uzman erbaşın kendisinden istifade edilememe gerekçesiyle sözleşmesinin fesih edilmesi işlemini, görevden uzaklaştırma halinin ilgili madde de sayılmamasından dolayı idare mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Davalara konu olan kendilerinden istifade edilememesi gerekçesiyle sözleşme fesih işlemlerine örnek vermek gerekirse; Alkol kullanımına bağlı yoğun bir disiplinsizlik içinde bulunulması, Verilen disiplin cezalarına ve uyarılara rağmen askerlik mesleğinin değerlerini sergilemede istenilen düzeye ulaşılamadığı, Disiplinsiz tutum ve davranışların sürekli hale gelmesi, Eşiyle ilgili sorunlar ve boşanma sürecinde yaşanılan olaylar, Lojmanda tavana doğru bir el ateş edilmesi, Atama dilekçesinde eşiyle ilgili sorunları yazarak aleni hale getirdiği ve böylece eşinin ahlaki durumu hakkında çevresi ve birliğinde olumsuz kanaat oluşturması, Belgeler ile aşırı derece borçlanıldığının tespit edilmesi. Sağlık sorunları nedeniyle sürekli rapor aldığından spor, eğitim, görev ve operasyon gibi bütün aktivitelere katılan diğer personel üzerinde olumsuz etki yaratıp tim içinde huzursuzluğa neden olunması, Evli olduğu halde gayri meşru ilişkiye girerek bu ilişkiden bir çocuğu olması ve amirlerine karşı dürüst davranmaması, Yüz kızartıcı bir suçtan hakkında kamu davası açılması ve bu suç nedeniyle yaklaşık 2,5 ay tutuklu kalınması, Yargılaması tutuklu olarak devam etmesi neticesinde kendisine tevdi edilen görevdeki devamlılığı sağlayamadığı, kadro görev yerinin boş kaldığı ve yerine başka bir personel atamasının yapılamaması, Görev yapılan bölükte askerlik hizmetini yapmakta olan ve astı konumundaki erlerden makam, rütbe ve nüfuzunu kullanarak çeşitli gerekçelerle borç para alınması, Uzman erbaş statüsüne alındıktan sonra ve intibak dönemi başlamadan yapılan psikoteknik test sınavında başarısız olması nedeniyle askeri araç sürücüsü olarak görevlendirilmesi mümkün olmadığından, istihdam edilmek üzere alındığı “şoför” branşı görevini yürütememesi, İffetsiz bir kadınla düşüp kalkma, Kazaen silahla kendini veya başkasını yaralama gibi durumlar örnek olarak verilebilir. SÖZLEŞMESİ FESHEDİLEN UZMAN ERBAŞ NE YAPMALIDIR ? Sözleşmesi feshedilen uzman erbaş, idarece işlemin tesis edilip kendisine tebliğ edildiği andan itibaren 60 gün içerisinde yürütme durdurma istemiyle idari yargıda iptal davası açmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir, süresi içerisinde başvurulmadığı takdirde hak kaybı yaşanacaktır. İptal davaları takibi zor, sürelerin önem arz ettiği dava türüdür. Bu nedenle askeri mevzuatlarda ve idare hukukunda uzman iyi bir askeri dava avukatından hukuki destek alarak bu süreci yürütmeniz gerekmektedir. AVUKATLIK OFİSİMİZCE KARARA ÇIKARILAN ÖRNEK İDARE MAHKEMESİ KARARI İDARE MAHKEMESİESAS NO … KARAR NO …… DAVANIN ÖZETİ Davacı tarafından, Bitlis ili, Tatvan ilçesi, 10. Komd. Tug. 5’inci Komd. Tb. 3’üncü Komd. Bl. Komutanlığı emrinde piyade sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken, “yetersiz ve görevde başarısız olma nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği” gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin tarihli, 1291120 sayılı işlemin; Tatvan, Çukurca, Mardin, Kuzey Irak, Ceylanpınar Barış Pınarı Harekatı bölgelerinde görev yaptığı, görevde başarısız olarak nitelendirilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu iddia edilerek iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve maddi haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ Dava konusu işlemin 6191 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile Uzman Erbaş Yönetmeliğinin göre tesis edildiği, bu kapsamda yapılan incelemede davacının kendisinden istifade edilemeyeceğinin anlaşıldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Van 2. İdare Mahkemesi’nce, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldüDava; davacı tarafından, Bitlis ili, Tatvan ilçesi, 10. Komd. Tug. 5’inci Komd. Tb. 3’üncü Komd. Bl. Komutanlığı emrinde piyade sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken, “yetersiz ve görevde başarısız olma nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği” gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin tarihli, 1291120 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve maddi haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanununun 13/8’inci maddesinde; Türk Silahlı Kuvvetlerinde sözleşmeli statü ile görev yapan personelin sözleşmelerinin feshine ilişkin özel kanunlarındaki hükümler ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma ve çıkarmaya ilişkin diğer kanunlarda düzenlenmiş hükümlerin saklı olduğu hüküm altına erbaş ve erlerin sözleşme fesih ve yenileme işlemleri 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönetmeliğinde sayılı Kanunun 6’ncı maddesinin 4’üncü fıkrasında; “Sözleşmeli erbaş ve erlerin sözleşmeleri, aşağıdaki nedenlerle sözleşme süresinin bitiminden önce feshedilir …b Yetersizlik ve görevde başarısız olma nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği, sıralı amirlerinin her türlü bilgi ve belgeye dayanarak düzenleyeceği nitelik belgesi ile anlaşılmak.” hükmü düzenlenmiş, 9’uncu maddenin 2’nci fıkrasında ise; ” Sözleşmeli er temin etmekten sorumlu birimler, sözleşmeli erbaş ve erlerde aranacak nitelikler, “sözleşmeli erbaş ve er olur” belgesi düzenleme esasları, müracaat şekli ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sınav merkezi olarak tespit edilecek komutanlıkların belirlenmesi, sınav heyetlerinin oluşturulması, sözleşmeli onbaşılığa veya sözleşmeli çavuşluğa yükseltilme, sözleşme yapma ve feshi, askerî eğitim, değerlendirmeye esas alınacak nitelik belgesi, görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade edilememe hâlleri ve bunlara yapılacak işlemler ile diğer hususlardaki usul ve esaslar altı ay içerisinde Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne yer sayılı Kanunun 9’uncu maddesine istinaden hazırlanıp 08/06/2011 tarih ve 27958 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönetmeliğinin “Görevde başarısız olma, kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilme sebepleri” başlıklı 17’nci maddesinin 1/b fıkrasında; “Yetersizlik ve görevde başarısız olma nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği, atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri, kadro görev yerlerindeki davranışlarında, askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belgeyle kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süreyle göreve gelmeyenler sıralı amirlerinin her türlü bilgi ve belgeye dayanarak düzenleyeceği nitelik belgesi ile anlaşılmak.” hükmü dosyasının incelenmesinden, davacının Bitlis ili, Tatvan ilçesi, 10. Komd. Tug. 5’inci Komd. Tb. 3’üncü Komd. Bl. Komutanlığı emrinde piyade sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken, hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, 30/01/2020 günü memleketi Nizip’te arkadaşları ile uyuşturucu/esrar alırken jandarma devriye ekipleri tarafından yakalanarak karakola götürüldüğü, idrarında uyuşturucu madde tespit edildiği, idare tarafından davacı hakkında disiplin soruşturması açıldığı ve 6413 sayılı Kanunun 20/1-c maddesi gereğince hizmete engel davranışta bulunmak nedeni ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi teklifinin yapıldığı, komutanı tarafından bu teklifin uygun bulunduğu, “yetersiz ve görevde başarısız olma nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği” gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 01/06/2020 tarih 1291120 sayılı işlemin tesis edildiği, davacı tarafından bu işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve maddi haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açıldığı davacının sözleşme süresinin dolmasından önce tarihinde görevde başarısız olma ve kendisinden istifade edilememe gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilerek terhis edilmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği, bu durumun hakkında düzenlenen Sözleşme Fesih Onay Belgesi’nde açıkça yazıldığı, “kendisinden istifade edilememe” halinin ise ilgili Yönetmelik hükümlerinde “sözleşmenin feshedilmesi sebepleri” arasında gösterildiği, yine anılan mevzuat hükümlerinde sözleşmeli erlerin, sözleşme feshi şartlarının sayma yoluyla belirlendiği, bu şartlar altında “kendisinden istifade edilememe” haline koşut bir düzenlemenin yer almadığı görülmekle birlikte; sözleşmeli erlerin kendisinden istifade edilemeyeceğinin sıralı sicil üstlerince anlaşılmış olması halinde sözleşmesinin feshi mümkün bulunmakta olduğuna göre, bu durumun sözleşme feshi aşamasında tespit edilmesi halinde de bu gerekçeye dayanılarak sözleşmeli erlerin sözleşmesinin feshi yoluna gidilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından uyuşmazlığın çözümü, davacı hakkında tesis edilen dava konusu “sözleşme feshi” işleminin belirtilen tüm yönleriyle hukuki irdelemeye tabi tutulmasını zorunlu hale yer verilen Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönetmeliğinin 17. maddesi değerlendirildiğinde; atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananların, yalnızca bu durumları nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananların sözleşmelerinin doğrudan feshedilebileceği, kendisinden istifade edilememe hallerinin yönetmelikte sayma yoluyla açıkça belirtildiği konusu olayda, Mahkememizin 03/12/2020 tarihli ara kararıyla davalı idareden; “davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturmasının akıbeti ile davacı hakkında Yetersizlik ve görevde başarısız olma nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği’ yönünde nitelik belgesi düzenlenip düzenlenmediği sorulmuş olup, davalı idarenin 25/12/2020 kayıt tarihli cevabi yazısının tetkikinde, uyuşmazlık konusu olayla ilgili olarak Yüksek Disiplin Kurulu dosyasının hazırlanmadığı, olayın fesih nedenleri arasında değerlendirilerek takdir yetkisi kapsamında dava konusu fesih işleminin tesis edildiği yandan, davacı hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde belirtilen suçlardan verilen bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, “atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildiği kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamaması, aşırı derecede borçlanması ve mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmemesi” hallerinin söz konusu olmadığı, bu nedenle dosyadaki mevcut delil durumuna göre davacının, “kendisinden istifade edilemeyecek” personel olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, hakkında disiplin yönünden başlatılan soruşturma sonucu Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile tecziyesi yönünde alınan bir kararın da mevcut olmadığı, dolayısıyla davacının Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönetmeliğinin 17. maddesi kapsamında sözleşmesinin feshini gerektirecek koşulların somut olayda gerçekleşmediği durumda, dava dosyasında bulunan tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacı hakkında “Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurmak” suçundan Nizip Cumhuriyet Başsavcılığınca E2020/775 soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturmanın devam ettiği, davacı hakkında disiplin soruşturması açılmasının tek başına kendisinden istifade edilemeyecek haller arasında sayılmadığı, salt bu olayın davacıdan istifade edememe sebebiyle sözleşmesinin feshi işlemi için yeterli olmadığı, bunun dışında davacıdan istifa edilemediğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belgenin de bulunmadığı hususları göz önüne alındığında istifade edilememe hali somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine yandan; Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış olup, yapılan yargılama neticesinde hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle;1-Dava konusu işlemin iptaline,2-Bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi haklarının dava tarihi olan 05/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine,3-Adli yardım istemi kabul edildiğinden karşılanmayan ve aşağıda dökümü yapılan 652,30-TL yargılama giderinin davalı idare tarafından Van İdare ve Vergi Mahkemeleri veznesine yatırılmaması durumunda davalı idareden tahsili için ilgili tahsil dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen……. davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,5-Artan posta avansının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra re’sen davalı idareye iadesine,5-Kararın taraflara tebliğine,6-Tebliği izleyen günden itibaren 30 gün içinde Erzurum Bölge İdare Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere, 21/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESİH HALLERİ 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu gereği uzman erbaşlar; iki yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla sözleşme yaparak göreve başlar ve sağlık niteliklerini taşıyanların, müteakip sözleşmeleri, bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla azami 52 yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabilir. Uzman erbaşlar ile ilgili sözleşme fesih işlemleri 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve bu Kanun uyarınca 20/9/2005 tarih ve 25942 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yayımlanarak yürürlüğe giren Uzman Erbaş Yönetmeliğine göre yürütülmektedir. Kanunda uzman erbaşların kendi isteği ile sözleşmenin sona erdirilmesi ve idare tarafından sözleşmenin fesih halleri yer almaktadır. Uzman Erbaşların Kendi İsteği İle Sözleşmenin Sona Erdirilmesi Uzman erbaş arkadaşlar tarafından tarafımıza sıkça sorulan sorulardan birisi uzman erbaşların istifa hakkı olup olmadığı ile ilgilidir. İlgili mevzuatta uzman erbaşların kendi isteği ile sözleşmelerini feshedebilmeleri sadece birkaç durumda mümkündür. Aşağıda sayılan durumlar haricinde sözleşmesi devam eden uzman erbaşların istifa hakları bulunmamaktadır. İlgili mevzuatta uzman erbaşların kendi istekleriyle sözleşmeyi sona erdirebildikleri durumlar şunlardır; 1 Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde ayrılma2 Sözleşme süresinin tamamlanması3 İstihdam edildiği kadronun kaldırılması4 Astsubaylığa geçiş sınavında başarısızlık hali İdare Tarafından Sözleşmenin Fesih Halleri 1 Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenlerın,2 Görevde başarısız olanların,3 Atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olanların,4 Atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlanması sonucunda kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların,5 Mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenlerin,6 Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlananların,7 Almış oldukları sicile göre kademe ilerlemesi yapamayanların,8 Disiplin mahkemeleri veya en az iki disiplin amirinden disiplin cezası aldığı tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde toplam otuz günden daha fazla hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası alanların,9 Yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerden; bu evlilikleri, ilgili yönetmelikte belirtilen esaslar dahilinde Genelkurmay Başkanlığı tarafından uygun görülmeyenlerin,10 Çeşitli nedenlerle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin veya Türk vatandaşlığından çıkartılanların,11 Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olanların,12 Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olanların,13 Verilen ceza, tecil edilse veya para cezasına çevrilse dahi; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı mahkûm olanların,14 Verilen ceza, tecil edilse veya para cezasına çevrilse dahi; Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olanların,15 Bir yıl İçinde üç aydan fazla İstirahat veya hava değişimi alanların,16 Sağlık yeteneklerini taşımayanların, Bu içeriği paylaşmak ister misiniz?Yorumlarınız bizim için önemlidir. Soru sormaktan veya yorum yapmaktan lütfen çekinmeyin. Konu ile ilgili merak ettiğiniz detaylarla ilgili avukatlarımız sizlere dönüş yapacaktır. Son güncelleme Eyl 20, 2018 Millî Savunma Bakanlığı tarafından gerekli görülmesi durumunda sözleşmeli er alımları yapılabilirken 6191 sayılı Sözleşmeli Er Kanunu çerçevesinde işlemler yürütülmektedir. İlan edilme ve başvuru alımları internet sitesi üzerinden olmaktadır. 25 yaşını aşmamış kişilerin başvuru yapacağı sözleşmeli er alımlarında aynı zamanda gerekli şartlar ve tablolarda ilgili bakanlığın internet sitesinde bulunmaktadır. Başvuru formundaki bilgilerin kişi tarafından eksiksiz tamamlamasının ardından işlem tamamlanır. Bilgisayar tarafından otomatik olarak verilen aday sıra numarasıyla seçim aşamalarına katılım sağlanır. Belirli tarihte sözleşmeli er başvurularında seçim aşamalarına kalan kişiler açıklanır. Sonrasında aday numarasında göre kişilerin çağrılmaları olmaktadır. Alımlarda gerek fiziksel yeterliliklere bakılırken gerek güvenlik soruşturmaları da belirleyici olmaktadır. Sözleşmeli Er Kimler Olabilir? İfade edildiği gibi Tablo-2’de bulunan boy-kilo oranlarında olunmalıdır. Kişinin daha zayıf veya kilolu olması halinde eleme yapılmaktadır. Ayrıca vücut yapısından bozuklukların bulunması da sözleşmeli er başvurusunun kabul edilmemesini beraberinde getirmektedir. Zorunluk askerlik hizmetinden çok daha kapsamlı bir değerlendirme yapılırken askerliğe elverişsiz nedeniyle terhis edilen kişilerin alınması da olmamaktadır. 6191 sayılı Sözleşmeli Er Kanunu gereğince gerekli şartların bulunmamış olması sonucunda da alım olmamaktadır. Sözleşmeli Er Kanunu; Hırsızlık, rüşvet, dolandırıcılık, cinsel taciz, fuhuş, kaçakçılık, sahte tanıklık gibi yüz kızartıcı suç olarak ifade edilen durumlardan dolayı hapis cezası almış kişilerin sözleşmeli er olabilmesi imkân dahilinde değildir. Cezanın azaltılması, ertelenme durumu olsa bile durumda bir değişiklik olmamaktadır. Milli Güvenlik Kurulu tarafından tehlikeli olarak tanımlanan yapılar veya oluşumlarla birlikte hareket eden kişiler sözleşmeli er olamaz. Terör örgütlerini desteklemiş, terör örgütleriyle irtibatlı veya iltisaklı olan kişiler sözleşmeli er olamaz. Türk Silahlı Kuvvetli bünyesinde astsubay, subay, uzman çavuş olarak hizmet vermiş kişiler, sözleşmeli er olarak alınamaz. Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde olup ilişiği kesilmiş kişilerde sözleşmeli er hizmeti yapamaz. Sözleşmeli er alımlarında Kara Kuvvetleri Komutanlığı ilk sırada gelirken bakanlıkla birlikte karar verilen durumların ardından başvurular yapılmaktadır. Sonrasında sağlık raporu için muayene olunurken sportif testlere de girilmektedir. Sözleşmeli er olarak çeşitli birlik komutanlıklarında görev yapılabilir, çok uzun yıllar hizmet verilebilir. Ayrıca, görev sırasında kaçırılan TSK mensuplarının durumunu yasal zemine kavuşturan düzenlemeyle, "kusursuz görülenler ile haklarında kovuşturmaya yerolmadığı veya beraat kararı verilenlerin birliklerinden ayrı geçirdiği süreler hizmetten sayılır ve ödenmemiş özlük hakları ödenir" hükmü İç Hizmet Kanunu'nun yanı sıra İl Özel İdaresi Kanunu, Yüksek Askeri Şura Kanunu, TSK Personel Kanunu, Askeri Yasak Bölgeler Kanunu, Askerlik Kanunu ve Türk Sivil Havacılık Kanunu, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu, Madalya ve Nişanlar Kanunu'nda değişiklikler öngören Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile Değişiklik Öngören Tasarı'da önemli değişiklikler yer alıyor. 35 maddeden oluşan Tasarı'nın 1'inci maddesiyle, 10 Mart 2011'de yürürlüğe giren 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, "Her sözleşme süresinin sona erme tarihinden en az üç ay önce, sözleşmeli erbaş ve erler sözleşmeyi yenileyeceklerine dair yazılı bildirimde bulunmadıkları takdirde, sözleşme kendiliğinden sona erer. Terörle mücadele sırasında veya bu görevlerinden dolayı alıkonulan ya da kaybolanların sözleşme süreleri, akıbetleri açıklığa kavuşturulana kadar kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı veya Sahil Güvenlik Komutanının göstereceği lüzum üzerine, durumun devamı müddetince, Genelkurmay Başkanının onayı ile talebe bakılmaksızın bu kanunda belirtilen yaş haddini geçmemek üzere uzatılabilir" şeklinde 2'nci maddesiyle Kanun'un 7'inci maddesine, "Esir düşen, görevi sırasında harp gaibi olan veya enterne edilenler ile terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevlerinden dolayı alıkonulan ya da kaybolan sözleşmeli erbaş ve erler hakkında 926 sayılı Kanun hükümleri uygulanır" ibaresi ekleniyor. Sözleşmeli erbaş ve erlerin ilk ve müteakip birliklere tertibi ilgili olarak, kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Personel Başkanlıklarının yetkili kılındığı tasarıya göre bu şekilde tertip edilen personel hakkında 1111 sayılı Kanunun erbaş ve erlere ilişkin hükümlerinin uygulanması hükme erbaş ve erlere kamuya geçiş fırsatıSözleşmeli çavuşlar, uzman erbaşlığa uzman çavuş rütbesiyle başlamasını öngören tasarıya eklenen ek maddeye göre, sözleşmeli erbaş ve er olarak en az yedi hizmet yılını doldurarak ayrılanlardan nitelik belgesi olumlu olanların, ilgili mevzuatlarındaki şartları taşımaları kaydıyla kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadro ve pozisyonlarına bu maddedeki usul ve esaslar çerçevesinde atanması da hükme bağlanıyor. Sözkonusu personelin, kamu kurumlarında istihdamı ise şu şekilde düzenleniyor "Sözleşmeli erbaş ve erlerden talepte bulunanların bilgileri, hizmet süresi en fazla olandan başlamak üzere İçişleri veya Milli Savunma Bakanlıkları tarafından yılda bir defa Şubat ayının son gününe kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. İlgili personelin bildirilmiş olması atanma için tek başına hak teşkil etmez. Bu madde kapsamında personel istihdam etmek isteyen kamu kurum ve kuruluşları atama yapmak istedikleri boş kadro ve pozisyon sayısının iki katı kadar adayı Devlet Personel Başkanlığından her yılın 15 Mart tarihine kadar talep ederler. Devlet Personel Başkanlığınca 1 Mayıs tarihine kadar yılda bir defa kamu kurum ve kuruluşlarına sözleşmeli erbaş ve er olarak hizmet süresi en fazla olandan başlayarak aday listeleri gönderilir. Bir ay içinde yapılacak mülakatta başarılı bulunarak atananların bilgileri bir ay içinde ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir."Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nda yapılan bir başka düzenlemeye göre, ataması yapılan personelin göreve başladığı tarihten itibaren atandığı kadro veya pozisyonun mali ve diğer haklarından faydalandırılması hükme bağlanırken, bu personelin sözleşmeli erbaş ve erlikte geçen hizmet süreleri, 657 sayılı Kanunda öngörülen öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla, başlangıç derece ve kademelerine her yıl bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl bir derece yükselmesi sayılmak suretiyle kazanılmış hak aylık, derece ve kademeleri ile emekli ikramiyesinin hesabına esas sürenin tespitindedeğerlendirilmesine ilişkin hükümler getirildi. Atama onayı alınmasına rağmengörevine başlamayanlar ile başladıktan sonra herhangi bir sebeple görevden ayrılanların ise bu madde kapsamında yeniden istihdam edilemeyeceği hükmü getirilirken, sıkıyönetim, seferberlik, savaş veya terörle mücadeleden kaynaklanan zorunlu hâllerde, kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından birinci fıkrada belirtilen hizmet süresinin uzatılabileceği hükme mülakat, atama ve diğer işlemlere ilişkin usul ve esasların İçişleri ve Milli Savunma Bakanlıkları ile Devlet Personel Başkanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesi öngörülürken, ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye, gerekli bilgi ve belgeleri istemeye, araştırma ve inceleme yapmaya ve uygulamayı yönlendirmeye Devlet Personel Başkanlığı yetkili Sözleşmeli Erbaş ve Er olma müracaatını da kolaylaştırıyor. Yürürlükteki kanunun 4'üncü maddesi, "Kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından hazırlanan ve Genelkurmay Başkanlığınca onaylanan veya uygun bulunan uzman onbaşı ve uzman çavuş kadrolarına göre, her yıl alınacak uzman erbaşlarla ilgili kadro görev yerleri, anılan komutanlıklar tarafından yayımlanarak duyurulur. İstekli olan ve yönetmelikle belirtilen niteliklere sahip; a Muvazzaflık hizmetini yapmakta olan çavuş, onbaşı ve erler ile bunlardan terhislerinin üzerinden üç yıldan fazla süre geçmemiş olanlar, müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla yirmibeş yaşını bitirmemiş olmak şartıyla, b Sözleşmeli erbaş ve erlerden en az üç yıl görev yapmış, müteakip sözleşme süreleri içerisinde ve müracaat yapılan yılın Ocak ayının ilk günü itibarıyla yirmidokuz yaşını bitirmemiş olmak şartıyla, istenilen belgelerle müracaat ederler. Bunlardan uygun görülenler yönetmelikte belirtilen esaslara göre çalıştırılırlar" şeklinde subaylara ölüm ve sakatlanma aylığıTasarıyla ayrıca, 16 Haziran 1927 tarihinden bu yana yürürlükte olan 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununa ek madde eklendi. Yedek subaylık görevini yerine getirirken hayatını kaybeden TSK personelin ailesine ölüm aylığı bağlanması ve yine görevi sırasında sakat kalan yedek subayların durumu şu şekilde düzenlendi "Bu Kanun kapsamında askerlik yükümlülüğünü yerine getirenlere, askerliğe sevk edildiği tarihten geçerli olmak üzere; yedek subaylar için sınıf okulunda geçen sürenin bitiş tarihine, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olacaklar için temel askerlik eğitimi süresinin bitiş tarihine, erbaş ve er olarak yerine getirenler için ise askerlik hizmet süresinin bitiş tarihine kadar ölenler ile sakatlanma sebebiyle süresinden önce terhis edilenlerden veya süresinde terhis edilmiş olsa bile yapılan tedaviye rağmen askerliğe elverişsiz hale gelecek şekilde sakatlanmış olanlardan, 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmaması veya 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince tazminat ödenmemesi kaydıyla; ölenlerin dul ve yetimlerine gösterge rakamının, sakatlananlara ise Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre tespit edilecek sakatlık derecelerine göre aşağıda belirlenen gösterge rakamlarının memur maaş katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktar kadar, bir defaya mahsus olmak üzere tazminat ödenir. Ancak, söz konusu olayların gerçekleştiği tarihte bakaya, firar, izin tecavüzü, hava değişimi tecavüzünde bulunanlar ile kendini askerliğe yaramayacak hale getirmek ve askerlikten kurtulmak için hile kullanmak suçundan hüküm giyenlerin, suça konu eylemleri sonucu ölüm ve sakatlanma nedeniyle ve intihar sonucu meydana gelen ölüm ve sakatlanma olaylarında bu ödeme yapılmaz. Bu tazminattan damga vergisi dışında herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz ve bu tazminat haczedilemez. Tazminatın ödenmesine ilişkin usul ve esaslar İçişleri ve Milli Savunma Bakanlıkları tarafından müştereken hazırlanan yönetmelikle düzenlenir."Kaçırılan personele yeni düzenlemeTasarıyla ayrıca, görev sırasında kaçırılan TSK mensuplarının durumunu yasal zemine kavuşturan hükümler getiriliyor. Tasarının 8'inci maddesiyle 1111 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin birinci fıkrası şu şekilde düzenleniyor "Firar, izin veya hava değişimi tecavüzünde olan yükümlülerden haklarında adli makamlarca çıkarılmış yakalama kararları olanlar, ele geçirilinceye kadar kolluk kuvvetlerince aranır. Yakalananlar hakkında ilgili adli makamın talimatı doğrultusunda işlem yapılır. Haklarında adli makamlarca çıkarılmış yakalama kararı olmayanlardan kendiliğinden gelen ya da kolluk kuvvetleri tarafından askerlik şubelerine teslim edilenler, yol ve iaşe bedelleri ödenerek serbest olarak birlik ve kurumlarına sevk edilirler. Terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevinden dolayı alıkonulan veya kaybolan er ve erbaşların yeniden birliklerine dönmeleri halinde durumları, mensup oldukları kuvvet komutanlıklarınca teşkil edilecek kurul tarafından incelenir. Kaçırılma veya kaybolma ile ilgili olarak kusurlu görülenler hakkında soruşturma dosyası tanzim edilerek yetkili makamlara intikal ettirilir. Kurul tarafından kusursuz görülenler ile haklarında kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilenlerin birliklerinden ayrı geçirdiği süreler hizmetten sayılır ve ödenmemiş özlük hakları ödenir."Tasarı'yla ayrıca, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 5'inci maddesine, "Terörle mücadele sırasında veya bu görevlerinden dolayı alıkonulan ya da kaybolanların sözleşme süreleri, akıbeti açıklığa kavuşturulana kadar kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı veya Sahil Güvenlik Komutanının göstereceği lüzum üzerine, durumun devamı müddetince, Genelkurmay Başkanının onayı ile bu Kanunda belirtilen yaş haddini geçmemek üzere talebe bakılmaksızın uzatılabilir" fıkrası 16'ıncı maddesine ise "Esir düşen, harp gaibi olan veya enterne edilenler ile terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevinden dolayı alıkonulan ya da kaybolan uzman erbaşlar hakkında 926 sayılı Kanun hükümleri uygulanır", 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 17 nci maddesine, "Esir düşen, harp gaibi olan veya enterne edilenler ile terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevinden dolayı alıkonulan ya da kaybolan uzman jandarmalar hakkında 926 sayılı Kanunun bu husustaki hükümleri uygulanır", 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına "Sözleşme süreleri;" ibaresinden sonra gelmek üzere "terörle mücadele sırasında veya bu görevlerden dolayı alıkonulma ya da kaybolma hali ve" ibaresi 257 sayılı Er ve Erbaş Harçlıkları Kanununun 3 üncü maddesi, "Erler askerlik hizmetine girdikleri tarihten, erbaşlar ise terfi tarihlerini takip eden aybaşından itibaren harçlığa müstahak olurlar" şeklinde değiştirilirken 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 145 inci maddesinin dördüncü fıkrası şu şekilde değiştirildi "Bu Kanun hükümlerine göre aylık almakta iken; esir veya harp gaibi olanlar yahut enterne edilenler ile terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevinden dolayı alıkonulan ya da kaybolanların ailelerine kanuni kesintiler dışında kalan maaşlarının tamamı ödenir. Bunların aileleri doğum-ölüm yardımı, tahsil bursu, lojman ve sağlık tesislerinden yararlanmaya devam ederler. Yapılan maaş ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hak sahiplerine aylık bağlanması halinde, bu aylığın bağlandığı tarihten itibaren kesilir. Ancak bu aylığın başlangıç tarihine kadar yapılan ödemeler ilgililerden tahsil edilmez. Türk Medenî Kanununun gaipler hakkındaki hükümleri saklıdır."Türk Silahlı Kuvvetleri Persohel Kanunu'na ayrıca, "Bu Kanun hükümlerine göre aylık almakta iken; terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevinden dolayı alıkonulan ya da kaybolanların ailelerine 145 inci madde esaslarına göre aylık ödenir. Bunlardan sonradan dönenlerin durumları mensup oldukları kuvvet komutanlıklarınca teşkil edilecek kurul tarafından incelenir. Kaçırılma ile ilgili olarak kusurlu görülenler hakkında soruşturma dosyası tanzim edilerek yetkili makamlara intikal ettirilir. Bu kişilerin terfi ve diğer özlük işlemleri adli birimlerce verilecek karara göre düzenlenir" hükmü sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununa 32 nci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 32/A maddesinde, "Terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlar nedeniyle, meskun mahal dışında, can ve mal güvenliğinin korunması bakımından girilmesinde sakınca bulunan yerlerde operasyonun devam ettiği süreyle sınırlı olmak üzere; Genelkurmay Başkanlığı veya İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile askeri veya özel güvenlik bölgesi ilan edilebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde vali kararı ile onbeş güne kadar özel güvenlik bölgesi ilan edilebilir. Bu suretle ilan edilen güvenlik bölgelerinin sınırları ile yasağın kapsamı, başlangıcı ve bitimi ilgili makamlar tarafından uygun araçlarla duyurulur. Bu bölgelere ilgili makamların izni olmadıkça girilemez" hükümlerine yer ve sakatlanma tazminatıTasarıyla ayrıca 1111 sayılı Kanun'a ek madde eklenerek, "Bu Kanun kapsamında askerlik yükümlülüğünü yerine getirenlere; askerliğe sevk edildiği tarihten, askerlik hizmet süresinin bitiş tarihine kadar ölenler ile sakatlanma sebebiyle süresinden önce terhis edilenlerden veya süresinde terhis edilmiş olsa bile yapılan tedaviye rağmen askerliğe elverişsiz hale gelecek şekilde sakatlanmış olanlardan, 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmaması veya 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince tazminat ödenmemesi kaydıyla; ölenlerin dul ve yetimlerine gösterge rakamının, sakatlananlara ise Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre tespit edilecek sakatlık derecelerine göre aşağıda belirlenen gösterge rakamlarının memur maaş katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktar kadar, bir defaya mahsus olmak üzere tazminat ödenir" hükmü söz konusu olayların gerçekleştiği tarihte bakaya, firar, izin tecavüzü, hava değişimi tecavüzünde bulunanlar ile kendini askerliğe yaramayacak hale getirmek ve askerlikten kurtulmak için hile kullanmak suçundan hüküm giyenlerin, suça konu eylemleri sonucu ölüm ve sakatlanma nedeniyle ve intihar sonucu meydana gelen ölüm ve sakatlanma olaylarında bu ödemenin yapılmayacağı da hükme okullardaki meslek dersleri öğretmenlerinin de yasal haklarını genişleten hükümlerin yer aldığı Tasarı'yla ayrıca, askeri okullarda ihtiyaç olması durumunda mütehassıs askerî personel ve mütehassıs diğer devlet memurları, ek görevle, öğretmenliğe için görevlendirilmesinin önü KanunuTasarı'nın 23'üncü maddesiyle 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Ulaştırma Bakanlığınca"ibaresi "Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünce", ikinci ve üçüncü fıkralarında yeralan "Ulaştırma Bakanlığı" ibareleri "Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü" ve beşinci fıkrasında yer alan "Ulaştırma Bakanlığının" ibaresi "Milli Savunma Bakanlığının veya Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün" şeklinde ve Nişanlar Kanununun 5 inci maddesindeki değişiklikle, "Madalya ve nişanlar hak edenin ölmesi halinde, bu madalya ve nişanlar kendileri tarafından mirasçılarından birine bırakılmamış ise, en büyüklerinden başlamak üzere erkek çocuklarına, yoksa kız çocuklarına, çocukları yoksa babasına o da yoksa annesine, baba ve annenin boşanmış olduğu durumlarda çocuğun velayeti kimde ise ona, anne ve babanın olmadığı durumda eşine, eşinin de yokluğu halinde Medeni Kanun hükümlerine göre kanuni mirasçılarına intikal eder" hükmü 25'inci maddesi, 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 12 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarını şu şekilde değiştirilmesini öngörüyor "Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanı Bilimsel Yardımcısı tabip tümgeneral/tümamiral veya tuğgeneral/tuğamiral olup, Askeri Tıp Fakültesi ile eğitim hastanelerinde ve Sağlık Bilimleri Enstitüsünde bilfiil görev yapan askeri tabip profesörler arasından, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunundaki usul ve esaslara göre atanır. Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanı Bilimsel Yardımcısı, aynı zamanda Askeri Tıp Fakültesi dekanı olup, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanına bilimsel faaliyetlerde yardım eder ve bu faaliyetlerin koordineli bir şekilde yürütülmesinden Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanına karşı sorumludur. Dekan, Fakültenin eğitim ve öğretim faaliyetlerinin plânlanmasını, programlanmasını ve uygulanmasını sağlar. Dekana çalışmalarında yardımcı olmak üzere; Dekanın önerisi alınarak, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanının teklif edeceği dört öğretim üyesi arasından en çok iki dekan yardımcısı Genelkurmay Başkanlığınca atanır. Atamaya bağlı olarak dekan veya dekan yardımcılarından birisi, baştabiplik görevini de yürütür."Kamu İhale Kanunu ve İş Kanunu'na ek fıkraTasarıyla, Kamu İhale Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının n bendi, "Erbaş ve erler ile askeri malzemelerin hava yoluyla taşıtılması için Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığından yapılacak hizmet alımları ile uluslararası mükellefiyetlerden doğan veya ulusal amaçlı; savunma, güvenlik, insani yardım gibi durumlarda ortaya çıkabilecek acil ihtiyaçların, süratli ve etkin bir biçimde temini amacıyla, önceden güvenceler alınmasına olanak sağlayan anlaşmalar veya sözleşmeler yapmak suretiyle mal ve hizmet alımları," şeklinde İş Kanununun 2 nci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi, "Milli Savunma Bakanlığınca işletilen askeri iş yerleri hariç olmak üzere, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez" şeklinde değiştirildi.

6191 sayılı sözleşmeli erbaş ve er kanunu