İşTeftiş Sözleşmesi: 1947 C081: Ayrıca, İş Teftiş Sözleşmesine İlişkin 1995 Protokolü, 1947 P081. 146 5. Yönetim: İş Şartları (Kamu Sözleşmeleri) Sözleşmesi: 1949 C094: 62 1. Ücretler: Ücretlerin Korunması Sözleşmesi: 1949 C095: 97 1. Ücretler: İstihdam İçin Göç Sözleşmesi (Revize) 1949 C097: 49 3. Göçmen
tc. yargitay hukuk genel kurulu esas no: 2018/7-179 karar no: 2018/683 >>İŞÇİ alacaklari davasi, kadroya alinmadan Öncekİ ÇaliŞma İle kadroya alinmadan sonrakİ ÇaliŞma arasinda nİtelİksel bİr fark yaratilmasi ya da kadroya alinmadan evvelkİ ÇaliŞma yok sayilarak davaci hakkinda yenİ İŞe gİrmİŞ gİbİ İŞlem yapilmasinin kanunİ bİr dayanaĞi bulunmadiĞi--
PROTOKOLEÇERÇEVE İMZASI. Kamu kesimi toplu iş sözleşmelerinde anlaşma sağlandı. İlk yıl ücretlere 1. Altı ay yüzde 7.5, artış verilirken, bu rakam 2. Altı ay için yüzde 5 oldu. Bu haber kez okundu. Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ve Maden Tetkik Arama (MTA) da çalışan üyelerimizin de içinde bulunduğu yaklaşık 200
2019 Yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü ile Türkiye’de kamu işçileri toplu pazarlığında bir dönem kapandı” şeklinde bir değerlendirme yaptınız, bunu açar mısınız? Türk-İş ile hükümet arasında imzalanan ve yakında bir benzeri de Hak-İş ile de imzalanacak olan Çerçeve Anlaşma
2021Yılı Kamu Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü İmzalandı Kamu kurum ve kuruluşlarındaki işçileri ilgilendiren 2021 Yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü üzerinde hükümet ve işçi konfederasyonlarının anlaşma sağlaması üzerine, TÜRK-İŞ Genel Merkezi’nde imza töreni düzenlendi. Devam.
MNfm7. Aziz Çelik Sendika içi demokrasinin gerçekten işlediği, şeffaf, katılımcı ve sınıfsal ve toplumsal sorunları temel alan bir sendikacılığa dönüş lazım. Sözün dar ve geniş anlamıyla “fabrika ayarlarına” dönmek lazım. Demokratik bir sınıf sendikacılığı anlayışına ihtiyaç var. Bu iş elbette zor ve zaman istiyor… Abone Ol PINAR YÜKSEKTÜRK-İŞ başkanının açık kalan mikrofondan duyulan ifadelerinin ardından Türkiye’de sendikal hareketin durumu çokça tartışılır hale geldi. Biz de Doç. Dr. Aziz Çelik ile toplu iş sözleşmelerini, Türkiye’deki sendikaların çıkmazlarını ve çözüm önerilerini konuştuk. ► “2019 Yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü ile Türkiye’de kamu işçileri toplu pazarlığında bir dönem kapandı” şeklinde bir değerlendirme yaptınız, bunu açar mısınız? Türk-İş ile hükümet arasında imzalanan ve yakında bir benzeri de Hak-İş ile de imzalanacak olan Çerçeve Anlaşma Protokolü Türkiye çalışma ilişkilerinde bir dönemin kapanması anlamına gel iyor. Çerçeve protokoller 1990’lardan bu yana Türk-İş ile hükümet arasında imzalanıyordu. Ancak geçmişteki protokoller birer prensip anlaşması niteliğindeydi. Hukuken bağlayıcı değildi. Son protokol Türk-İş üyesi sendikalar açısından bağlayıcı. Aralık 2017’de 696 sayılı KHK ile daha sonra yasaya dönüştü 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na bir madde eklenerek hükümet ve kamu işveren sendikaları ile isçi sendikaları konfederasyonları arasında kamu işçilerinin mali ve sosyal haklarını belirlemek üzere kamu toplu iş sözleşmeleri çerçeve anlaşma protokolü imzalanmasına olanak tanındı. Ayrıca bu protokol hükümlerinin geçerlilik süresi içinde idare ile taraf konfederasyona üye olan sendikalar için bağlayıcı olacağı hükme bağlandı. İşte püf noktası burasıdır. Türkiye’nin çalışma ilişkileri rejiminde toplu iş sözleşmesi ehliyet işkolu sendikalarına ait. Konfederasyonlar toplu iş sözleşmesi bağıtlayamaz, toplu iş uyuşmazlığı çıkaramaz ve greve gidemez. Bunlar işkolu sendikaları yapabilir. Toplu iş sözleşmesine taraf olamayan ve greve başvurmayan konfederasyonlara toplu iş sözleşmeleri açısından bağlayıcı protokol imzalama yetkisi verildi. Tek sorun konfederasyonların greve başvuramaması değil. Üye sendikaların iradesi aranmaksızın konfederasyona bağlayıcı protokol yapma imkânı tanındı. Bu düzenleme bir garabettir. İşkolu sendikalarının toplu pazarlık yetkisini boşa düşürmekte ve greve başvurmalarını imkânsız hale getirmekte. Bu düzenleme açıkça Anayasaya aykırı. 6356 sayılı Yasanın diğer maddeleri ile çelişkili. Ancak sonuç olarak protokol aksi bir yargı kararına kadar bağlayıcı. Protokolün bağlayıcılığı protokolde yer alan konularla sınırlıdır. İşkolu sendikaların bu protokolde hüküm altına alınmayan konularda müzakere etmeleri hukuk tekniği açısından mümkündür. Ancak ücret ve parasal düzenlemeler konusunda bağlayıcı bir protokol varken diğer konularda sendikaların pazarlık gücü kalmaz. Ücretlerde anlaşma sağlandıktan sonra diğer konularda greve başvurulması söz konusu bile değil. Bir dönemin kapanmasının anlamı Türkiye’de kamu işçileri toplu pazarlığının tıpkı kamu görevlileri toplu sözleşmelerinde olduğu gibi tepede konfederasyon düzeyinde ele alınması ve grevsiz bir şekilde yürütülmesidir. Böylece merkezi bir ücret disiplini sağlanmış olacaktır. Dahası işkolu sendikalarındaki merkez kaç eğilimlere ket vurulmuş olacak, olası yol kazaları sonucu greve çıkabilecek işkolu sendikalarının grevlerinin ertelenmesine gerek kalmayacaktır.► Kamu işçileri arasında sınıf içi farklılaşmaya da işaret ediyorsunuz, bu ne anlama geliyor? Şu anda üç farklı kamu işçisi var. Bu protokolün kapsamına giren ve belediyelerde kamu işçisi statüsünde çalışan eski kamu işçileri. Bu kamu işçilerinin kıdemi oldukça uzun ve ücret ve sosyal hakları uzun yıllardır devam eden toplu iş sözleşmesi düzeni nedeniyle diğer işçilere göre daha yüksektir. İkinci grup kamu işçileri 696 sayılı KHK kapsamında merkezi idarede kadroya alınan eski taşeron işçilerdir. Üçüncü grup kamu işçileri ise yine 696 sayılı KHK kapsamında kamu işçisi olarak değil belediye şirketlerinde işe alınan eski taşeron işçilerdir. Bu üç kategori arasında devasa farklar var. Merkezi idarede kadroya alınan eski taşeron işçilerin toplu iş sözleşmesi yapması 2020 ortalarına kadar yasaklandı. Bunlar her 6 ayda bir yüzde üç zamma mahkûm edildi. Ücretleri asgari ücret civarındadır. İmzalanan protokol ikinci ve üçüncü grup kamu işçilerini kapsamıyor. Onlar için 2020 yılı ortalarından sonra yeni bir protokol imzalanacak. İkinci ve üçüncü grupta er alan işçilerin sayısı 750 bini buluyor. Bunlar için imzalanacak protokol ve toplu iş sözleşmesi ile ücret ve sosyal haklarının birinci sınıfta yer alan kamu işçilerine ulaşması mümkün değil. Aynı işi yapan kamu işçileri arasında ciddi bir ücret farkı yaşanacak, kamu işçileri hiçbir dönemde olmadığı şekilde tabakalaşacak. Diğer bir ifadeyle ikinci ve üçüncü grupta yer alan işçilerin kamunu yeni taşeron işçileri olacak.► Türk-İş Başkanının tutumu, açık mikrofondaki ifadeleri sendikal hareket ile iktidar ilişkisi açısından çok tartışıldı, siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Konunun yanlış tartışıldığını düşünüyorum. Türk-İş başkanının mikrofon gafı ve siyasal iktidar ile ilişkileri buzdağının görünen kısmı. Bunlar elbette ciddi sorunlar ama mesele sadece Türk-İş başkanı değil. Daha derin. Bu protokol bir sendika hariç kamuda örgütlü bütün sendikalarca imzaladı. Dahası protokol kıdemi uzun ve ücretleri belirli bir düzeyde olan eski kamu işçilerinin büyük çoğunluğunca makul karşılanmış görünüyor. Hiçbir sendikadan tek bir itiraz cümlesinin yükselmemesi Türk-İş başkanından öte bir soruna işaret ediyor. Mikrofon gafı malumun ilanıdır. Şaşırtıcı bir tarafı yok. Atalay döneminde Türk-İş işçi hakları konusunda tek bir toplu eylem yapmadı ve hükümete karşı güçlü bir itiraz yükseltmedi. Bunun bir nedeni siyasal iktidar ile var olan siyasi mensubiyet, bir diğeri ise Hak-İş korkusudur. Özellikle kamu işçisi sayısının 300 binlerden 1 milyon 100 binlere çıktığı günümüzde Türk-İş hükümetle iyi geçinmeyi esas alıyor. Türk-İş geçmişte de bunu yapmıştı. Asıl tartışılması gereken sendikal hareketin yapısal sorunlarıdır. Sendikacıların davranışları bunların sonucudur.► Kriz derinleşirken işçi sınıfının sendikal hakları tırpanlanıyor adete savunmasız bırakılıyor. İşçi sınıfı mücadelesi ve sendikal hareket için şimdi neredeyiz, mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Siyasal iktidarın ve işverenlerin asimetrik gücü ve sendikaların zayıflığı ve isteksizliği nedeniyle sendikal alanda yapay bir çalışma barışı, adeta bir Roma Barışı yaşanıyor. Ancak içten içe artan bir huzursuzluk ve tepki var. Çok sayıda dağınık işçi eylemi ve direnişi ortaya çıkıyor. Kötü örnekler yanında iyi sendikal örnekler ve mücadele deneyimleri de artıyor. Bir yandan sendikaların üye sayısı artıyor ancak öte yandan bu artış kof sendikal yapılar üretiyor. Ciddi bir enerji birikiyor. Sınıf mücadelesi, sosyal mücadele her an süren ve hayatın çeşitli alanlarında kendini gösteren bir süreç. İşçilerin hak arama bilincinde körelmeler ve sendikalarda büyük tıkanıklar olsa da ümitsiz olmamak gerek.► Sizce buradan çıkış imkânları neler, yeni bir sendikal mücadele açısından nasıl bir perspektife ihtiyaç var? Günümüzde sendikaların büyük bölümü ile siyasal iktidar arasında güçlü sembiyotik ilişkiler söz konusu. Sendikal demokrasinin zayıf olduğu, kof örgüt yapılarına sahip sendikaların büyük bölümünün üyelerini harekete geçirme gücü zayıf. Konuşulması gereken mikrofon gafından önce sendikal hareketin yapısal sorunları ve sendikal harekete egemen olan zihniyettir. Yapısal sorunlar sendikaları adeta işçilerin erişemediği bir kaleye dönüştürüyor, sendika içi demokrasi şeffaflık ve hesap verebilirlik ortadan kalkıyor. Ortaya oligarşik yapılar ve kastlar çıkıyor. Siyasal seçimlerle işbaşına gelenlerin maaşı bilinirken, sendikal seçimlerle işbaşına gelenlerin ücretlerinin bilinmemesi bunun tipik örneğidir. Sendika içi demokrasinin gerçekten işlediği, şeffaf, katılımcı ve sınıfsal ve toplumsal sorunları temel alan bir sendikacılığa dönüş lazım. Sözün dar ve geniş anlamıyla “fabrika ayarlarına” dönmek lazım. Demokratik bir sınıf sendikacılığı anlayışına ihtiyaç var. Bu iş elbette zor ve zaman istiyor… Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun
09 Ağustos 2022, Salı ANA SAYFA Haberler Galeri 2019 toplu iş sözleşmesinde son dakika gelişmesi! Kamu işçileri ne kadar zam alacak? Türk-İş teklif verdi' Son dakika haberi... Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay bir araya gelerek kamuda çalışan yaklaşık 200 bin işçinin 2019-2020 döneminde alacağı zam oranını konuşmuştu. Görüşmede, 2019 Yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolünün yol haritasıyla ilgili görüş alışverişinde bulunulurken, Türk-İş teklifini bugün sundu. Türk-İş'in teklifi sonrası kamu işçilerini ilgilendiren toplu sözleşme şartları için pazarlıklar başlayacak. Peki, kamu işçileri ne kadar zam alacak? İşte Türk-İş'in Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na sunduğu teklif... Giriş Tarihi 1523 Güncelleme Tarihi 1656 1 21 2019 toplu iş sözleşmesinde son dakika gelişmesi! Kamu işçileri ne kadar zam alacak? Türk-İş teklif verdi' Toplu iş sözleşmeleri ile ilgili ilk zam teklifi Türk -İş tarafından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na sunuldu. Teklifte işçiler için zammın yanında refah payı da istendi. 200 bin işçiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmeleri 2 yıllık olarak imzalanacak. Kamuda çalışan işçilerin maaşları ile ilgili açıklamalarda bulunan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay istedikleri en düşük maaşı da açıkladı. Peki, Kamu işçileri ne kadar zam alacak? İşte toplu iş sözleşmesi için yapılan teklif ve detaylar... GALERİ DEVAM EDİYOR 2 21 2019 toplu iş sözleşmesinde son dakika gelişmesi! Kamu işçileri ne kadar zam alacak? Türk-İş teklif verdi' TÜRK-İŞ ZAM TEKLİFİNİ SUNDU Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, 2019 Dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesine dair taleplerini Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk'a sundu. Türk-İşi tüm kamu işçilerine seyyanen brüt 300 lira zam, ilk altı ay yüzde 15, iki, üç ve dördüncü altı aylar enflasyon 3 puan refah payı talep etti. 3 21 2019 toplu iş sözleşmesinde son dakika gelişmesi! Kamu işçileri ne kadar zam alacak? Türk-İş teklif verdi' ÇERÇEVE PROTOKOL TEMMUZ AYINDA İMZALANACAK Görüşmelerin ardından temmuz ayında imzalanacak çerçeve protokol ile kesin zam oranı belirlenecek. 2017-2018 yıllarını kapsayan önceki toplu iş sözleşmesinde, ilk yıl birinci altı ay yüzde ikinci altı ay yüzde 5, ikinci yıl ise 6'şar aylık dönemler halinde yüzde oranında ücret artışı yapılmıştı. Enflasyonun 6'şar aylık dönemlerdeki ücret artışını aşması halinde de enflasyon farkı yansıtılmıştı. 4 21 2019 toplu iş sözleşmesinde son dakika gelişmesi! Kamu işçileri ne kadar zam alacak? Türk-İş teklif verdi' EN DÜŞÜK İŞÇİ MAAŞI TALEBİ BELLİ OLDU! Teklif öncesi açıklamalarda bulunan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay en düşük işçi için talep ettikleri ücreti açıkladı. Ergün Atalay'ın açıklamaları şöyle; 5 21 2019 toplu iş sözleşmesinde son dakika gelişmesi! Kamu işçileri ne kadar zam alacak? Türk-İş teklif verdi' "Ancak bizim de bazı hassasiyetlerimiz var. Öncelikle enflasyonun altında olacak bir oran kimseyi memnun etmeyecektir. Bu nedenle çalışanlarımıza enflasyonu ezdirmeyecek bir teklif önereceğiz. İkinci hassasiyetimiz ise, en düşük ücretlerde biz baz oluşturulmasını talep ediyoruz."
GENEL BAŞKAN SERT LÜBNAN BAŞBAKANI MİKATİ İLE GÖRÜŞTÜ 4 gün önce 154 Sendikamızın yeni dönem çalışmalarının önemli bir bölümünü oluşturan “Uluslararası Sendikal Çalışmalar ve İşkoluna İlişkin Karşılıklı … Devamı » ETUI EĞİTİMİNE KATILDIK 30 Mayıs 2022 209 KAZAKİSTAN SENDİKALAR FEDERASYONU’NDAN SENDİKAMIZA ZİYARET 19 Nisan 2022 91 SON HABERLER TEMİZLİK GÖREVLİSİ ÜYEMİZİ KORKUNÇ BİR CİNAYETE KURBAN VERDİK 4 saat önce 2,140 Aydın Çine Devlet Hastanesi’nde görev yapan temizlik personeli üyemiz Yaşar Meke korkunç bir cinayete kurban gitti. Geçmiş yıllarda aralarında adli bir dava bulunan isimli şahıs dün görülen duruşmanın ardından husumetli olduğu üyemiz Yaşar Meke’yi ailesinin gözü önünde tabancayla vurarak öldürdü. SALDIRGAN BİR KİŞİYİ DAHA ÖLDÜRDÜKTEN SONRA İNTİHAR ETTİ … Devamı » GENEL BAŞKAN SERT, LÜBNAN ZEKAT VAKFI’NI ZİYARET ETTİ 1 gün önce 80 Sendikamız Genel Başkanı Devlet Sert Lübnan ziyareti kapsamında, Lübnan Zekat Vakfı’nı ziyaret etti. Vakıf Genel Merkezi’nde Başkan Yardımcısı Muhammed El Jouzou ile bir araya gelen Genel Başkan Devlet Sert’e Lübnan Genel İşçi Sendikaları Konfederasyonu CGTL Genel Sekreteri ve Lübnan Sağlık Çalışanları Sendikası Başkanı Saadeddine Sakr ile Sendikamız Genel Başkan Yardımcıları … Devamı » BAŞKAN SERT LÜBNAN SAĞLIK BAKANI DR. FİRAS AL-ABYAD TARAFINDAN KABUL EDİLDİ 3 gün önce 126 Sendikamız Genel Başkanı Devlet Sert ve beraberindeki sendikamız heyeti “Uluslararası Sendikal Çalışmalar ve İşkoluna İlişkin Karşılıklı Tecrübe Aktarımı Programı” kapsamında Lübnan ziyaretlerine devam ediyor. Genel Başkan Sert Lübnan temaslarının ikinci gününde Sağlık Bakanı Dr. Firas Al Abyad tarafından kabul edildi, Eski Eğitim Bakanı ve Sayda Milletvekili Bahia Hariri’yi, Lübnan Genel … Devamı »
Oluşturulma Tarihi Ocak 18, 2019 1523Türkiye Kooperatif, Ticaret, Eğitim ve Büro İşçileri Sendikası KOOP-İŞ, Milli Eğitim Bakanlığı’nın üyesi bulunduğu KAMU-İŞ Kamu İşletmeleri İşverenleri Sendikası ile toplu iş sözleşmesi imzaladı. 18 Ocak 2019 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesinin imza törenine; Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi Daire Başkanı Abdulhamit Karataş, Kamu-İş Genel Sekreteri Erhan Polat ile KOOP-İŞ Genel Başkanı Eyüp Alemdar töreninde, Milli Eğitim Bakanlığını temsilen Şube Müdürü Bekir Alımcı ve Songül Bilge, İşveren Sendikasını temsilen Genel Sekreter Yardımcısı Abdullah Kahraman, Hasan Karslı, Fatma Taşkın, Ahmet Bayraktar, KOOP-İŞ sendikasını temsilen Genel Sekreter Metin Güney, Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Murat Türkekul ile toplu iş sözleşmesi uzmanları yer toplu iş sözleşmesi ile ücret ve sosyal yardımlara tarihinde alınan %5,67 enflasyon farkının üzerine %3,5 ücret zammı düzenlemesi 2017 kamu toplu iş sözleşmeleri çerçeve protokolünün son altı ay zammı yapılarak, tarihinden geçerli olacak şekilde toplamda %9,17 artış toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin bugüne kadar uzamasına sebep olan enflasyon farkı düzenlemesi hüküm altına alınarak, tarihindeki ücretlere %6,69 enflasyon zammı yapılması tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı;"Bu ücretlere, tüm kamu çalışanları için 2019 yılı kamu kesimi toplu iş sözleşmeleri çerçeve protokolü ile tarihinden geçerli olacak şekilde belirlenecek iyileştirme ve ücret zamları için Genel Başkan Eyüp Alemdar’ın da yönetiminde yer aldığı konfederasyonumuz TÜRK-İŞ, hazırlıklarını tamamlamış olup yakında görüşmelere başlayacaktır. Bu görüşmeler sonunda imzalanacak protokol üyelerimiz için de aynen geçerli iş sözleşmesi ile yoğun şikâyet aldığımız bir sıkıntı da çözüme kavuşturulmuş olup kömür kalorifer sistemi ile ısıtılan okullar ile üç öğün yemek verilen yatılı eğitim kurumlarında Kaloriferci/Aşçı olarak çalışanlara da toplu iş sözleşmemizin 17. Maddesi gereği dinlenme günü olan cumartesi günü çalışmaları için ödenen miktarların ödenmesi hüküm altına alınmıştır."MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ÜÇÜNCÜ DÖNEM TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ SOSYAL YARDIM TUTARLARI Yardım301,71 TL/Ay 21,89 TL/AyYemek Yardımı 9,21 TL/Gün9,83 TL/GünVasıta Yardımı10,68 TL/Gün 10,68 TL/GünGiyim Yardımı 17,47 TL/Ay 18,64 TL/AyEk Ödeme Temmuz ayında 750,00 TL Takip eden dönemler için Kamu toplu iş sözleşmeleri çerçeve anlaşma protokolü ile belirlenecek Çalışması dönemi için 100,00 TL, dönemi için 110,00 TL
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, 2019 Dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü görüşmeleri kapsamında Bakanlığın Reşat Moralı Salonu'nda bir araya Selçuk, müzakere sürecini ortak akıl ve katılımcı yönetim ilkeleri ile istişare kültürüne uygun şekilde yürüttüklerini ve talepleri bütüncül bir anlayışla değerlendirip, mali ve sosyal dengeleri korumaya dikkat ettiklerini belirten Selçuk, şöyle konuştu"Her zaman çözüm odaklı yaklaşım içinde olduk. Çalışanlarımızın hak ve hukukunu gözetmek bizim için iradenin yanında hem inanç hem ahlak hem de bir demokrasi meselesidir. Kul hakkı, malumunuz, inanç ve değerler dünyamızda çok özel bir yere sahip. Çalışanlarımızın alın terinin hakkını vermeyi önemsiyoruz.""Sağduyunun olduğu zeminlerde anlaşma da mümkün oluyor"Selçuk, emeğe olan saygılarının dün olduğu gibi bugün de kendilerini motive ettiğini ifade ederek, "İşçilerimizi enflasyona ezdirmeme konusundaki kararlı duruşumuzdan, hiçbir zaman geri adım atmadık." Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin önünde 4 yıllık kesintisiz icraat döneminin bulunduğunu dile getiren Selçuk, şunları kaydetti"Devlet, milleti için vardır. Her zaman bu ilkeyle hareket ettik, etmeye de devam ediyoruz. Bunun için attığımız her adımda sosyal tarafların görüşlerini almaya özen gösteriyoruz. Bakanlık olarak gerek kamu işçilerimizin toplu iş sözleşmesi görüşmeleri gerekse de memurlarımızın toplu sözleşme görüşmeleri sürecinde, makul ve gerçekçi bir sonuca ulaşma adına büyük özen gösterdik. Heyet olarak; görüş veren, konuyla ilgisi olan herkesi dinledik, dinliyoruz. Farklı bakış açılarıyla bu işin her türlü muhasebesini yapmaya gayret ediyoruz. Amacımız, sadece alın terinin hakkını vermek ve bu konuda karşılıklı uzlaşıyı sağlamak. Çünkü bu devlet hepimizin. Burada mutlaka kamu bütçesinin imkanları çerçevesinde hareket etmek durumundayız. Anlaşma niyetinin gerçekte var olduğu ve sağduyunun hakim olduğu zeminlerde anlaşma sağlamak da mümkün oluyor. Hepimiz için hem makul hem makbul bir uzlaşıyı sağlamış oluyoruz." İlk yıl yüzde 8+4, ikinci yıl 3+3 zamBakan Selçuk, çalışanların hakkını vermenin kendileri için bir sorumluluk ve mecburiyet meselesi olduğunu belirterek, imzalanacak sözleşmeyle ilgili şu bilgileri verdi"Protokol kapsamında, brüt 3 bin 500 liranın altında ücret alan kamu işçilerimize, brüt ücret 3 bin 500 lirayı aşmayacak şekilde 150 lira iyileştirme yapıyoruz. Kamu işçilerimizin ücretlerine 2019'un ilk altı ayında yüzde 8 oranında, ikinci altı ayında yüzde 4 oranında zam yapılması konusunda uzlaştık. Biliyorsunuz, kamu işçilerimiz ocak ayında yüzde 6,69 oranında bir enflasyon farkı zammını da almışlardı. 2019 yılı için üzerinde uzlaştığımız zamlarla birlikte, yıl geneli toplam ücret zammı yüzde 19'u aşmış durumda. 2020 yılı için ise ilk ve ikinci altı ayda yüzde 3'er oranında ücret artışı gerçekleştireceğiz. Üzerinde uzlaştığımız bu zam oranları enflasyonun altında kalırsa, kamu işçilerimiz enflasyon farkını da almaya devam edecekler.""Türkiye'nin gücüne güveniyoruz"Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan da uzlaşma ve diyalog anlayışı ile masada kalıp sorunları birlikte çözme iradesini çok önemli bulduklarını Kesimi Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinin uygulamadan kaynaklı zorluklarını yaşadıklarını belirten Arslan, şunları kaydetti"En fazla üyeye sahip konfederasyonla toplu sözleşmenin sonuçlandırılması geleneği bu dönemde de devam etti. Bu nedenle biz kendi özgün talep ve beklentilerimizi, örgütlü olduğumuz iş yerlerimizle kaynaklı sıkıntıları ayrıntılı ifade etsek de önümüzde imzalanmış Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü var. Buna saygı duyuyoruz. Bizim beklentilerimizi karşılamasa da uzlaşmayla ortaya çıkmış bir metin, bu metini biz de genel hükümleriyle kabul ettiğimizi ifade ettik."Arslan, talepleri karşısında sergilediği anlayışlı tutumdan ötürü Bakan Selçuk'a teşekkür ederek, "Türkiye'nin içerisinde geçtiği zor süreçlerin farkındayız. Türkiye'nin gücüne güveniyoruz." taşerondan kadroya geçen işçiler hem de geçici mevsimlik işçilerle ilgili beklentilerinin gerçekleşmesini istediklerini ifade eden Arslan, "Kamu çalışanlarımızın beklentileri çok daha fazla olsa da bu beklentileri azami ölçüde karşılama konusunda hükümetimizin çabalarını, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Bakanımızın çabalarını da takdirle karşılıyoruz." ardından, Türk-İş ile 12 Ağustos'ta imzalanan 2019 Dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü hükümet ile Hak-İş arasında da kamudaki yaklaşık 200 bin işçinin 2019-2020 yıllarındaki mali ve sosyal haklarını
2019 yılı kamu toplu iş sözleşmeleri çerçeve anlaşma protokolü