MillîMücadele’nin kazanılmasında ve Cumhuriyetin ilânında Atatürk’ün rolünü fark eder. Sözlü tarih yöntemi kullanarak ve nesnelere dayanarak aile tarihi oluşturur Tarihte Türklerin yaygın olarak oynadığı oyunlardan günümüzde de devam edenlere örnek verir 6718. Kral Yolu haritaları yeniden yüklendi. Hızlı Erişim Uygarlığın Doğuşu ve İlk Uygarlıklar Haritaları Yukarı git. Bölümler. Üye Kontrol Paneli. Özel Mesajlar. Abonelikler. Kimler Online. İsmailHakkı Bey, Atatürk’ün sağlığında hep yüksek itibarlı bir subay olmuş ve O’nun yanından yani başkentten ayrılmamıştır. Fakat Atatürk’ün ölümünden sonra itibar kaybına uğramış, Ankara’dan uzaklaştırılmış ve bunu da şikayetler halinde Meclise yansıtmıştır. Muhafız Taburu Komutanlığından önemliolduğu ortadadır. Atatürk’ün işte bu hat üzerinde uğradığı önemli merkezlerden biri de Kırşehir’dir. Daha Kurtuluş Savaşı başlarında, Kırşehir halkının Mustafa Kemal Paşa’ya gösterdiği ilgi, Atatürk ile Kırşehir halkı arasında scak baı larğın olumasş ına neden olmuştur. Venezuelladaki “Atatürk Modeli Fabrika’ya” esin kaynağı olan fabrika, 1937’de Atatürk tarafından açılan Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası’dır. Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası, Atatürk’ün kafasındaki “Sosyal Fabrika Projesi’nin” ilk uygulaması olması bakımından çok önemlidir. Jsc9lD. 1353 Haber Kaynağı DHA Törenler, 102 yıl önce Atatürk'ün kente giriş yaptığı Yakutiye ilçesindeki İstanbul Kapı'da başladı. Atatürk'ü temsil eden Türk Bayrağı'nın karşılanması sonrası kortej Atatürk Anıtı'na kadar yürüdü. Atlı ciritçilerin de yer aldığı yürüyüşte öğrenciler Türk Bayrağı ve Atatürk posteri taşıdı. Atatürk Anıtı önünde devam eden törene Vali Okay Memiş, 9'uncu Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Erhan Uzun, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, askeri ve mülki erkanın yanı sıra gaziler de katıldı. Çelenk konulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından konuşma yapan Büyükşehir Belediye Başkan Mehmet Sekmen, "Bugün, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basmak suretiyle başlattığı Milli Kurtuluş Savaşı'nın ve ilkelerinin ulusal boyuta taşındığı Kongre için Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın, Erzurum'a geldiği gündür. 3 Temmuz, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Dadaşlarla birlikte yola çıktığı ve çok sevdiği askerlik görevinden istifa ederek sine-i millete dönüşünün ilk adımıdır. Yine bugün, Mustafa Kemal Paşa'nın hemşehrileri Dadaşlarla birlikte milli sınırlar içerisinde vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün şiar olarak kabul edilip, manda ve himayenin asla kabul edilemeyeceğinin tüm dünyaya ilan edildiği 'Erzurum Kongresi'nin hazırlıklarına başlanıldığı gündür" dedi. Atatürk Anıtı'ndaki törenin sona ermesinin ardından protokol ve katılımcılar Atatürk Evi'ni gezdi. Burada konuşan Vali Okay Memiş, her yıl bu törenin yapıldığını 20 gün sonra da 23 Temmuz Erzurum Kongresi'nin yıl dönümü törenlerinin gerçekleştirileceğini söyledi. Memiş, "Bunu anmak durumundayız. Bu tarihsel gerçekleri gençlerimize, yeni nesillerimize aktarmak bizim boynumuzun borcu. Sadece burada protokolle yaptığımız tören değil, anlamını da idrak ederek, yaşayarak hareket etmemiz lazım. Türkiye Cumhuriyeti Orta Doğu'ya sınır bir devlet. Güneyimizde devlet kalmadı neredeyse. Hala emperyalist güçlerin bu ülke üzerindeki 'böl, parçala, yut' politikaları devam ediyor. Bu ülkenin bölünmez bütünlüğü için mücadelemize devam ediyoruz" diye konuştu. 3 TEMMUZ İÇİN SİVAS'TAN YÜRÜYEREK ERZURUM'A GELDİ Milli Mücadele'nin 100'ncü yılında Samsun'dan başlattığı ve Sivas'ta sonlandırıp 2 yıl aradan sonra yarım kalan yürüyüşünü tamamlayan Osman Kemal Ağaoğlu 69, Mustafa Kemal Atatürk'ün Erzurum'a gelişinin 102'nci yıl dönümü törenlerine katıldı. 19 Haziran'da Sivas'tan yürüyerek yola çıkan Ağaoğlu, 427 kilometre kat ederek 2 Temmuz günü Erzurum'un merkez Aziziye ilçesine geldi. Geceyi burada geçiren evli ve 2 çocuk babası Osman Kemal Ağaoğlu, 3 Temmuz sabahı geri kalan 15 kilometrelik yolu tamamlayıp Erzurum'a giriş yaptı. Merkez Yakutiye ilçesinin İstanbul Kapı semtindeki törenin ardından protokol ile birlikte Atatürk'ün Anıtı'nın da bulunduğu Havuzbaşına giden Ağaoğlu buradaki törenleri izledi. Tören sonrası Vali Okay Memiş ile kısa bir sohbet eden Osman Kemal Ağaoğlu şunları söyledi "Milli Prodüktivite Merkezi'nden verimlilik uzmanlığından emekli ve Ankara'da ikamet ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden yolu onların anısına yürüyerek kat etmek bir nevi onlara minnet borcumu ödemek istedim. 19 Mayıs 2019'da Atatürk'ün Samsun'a çıkışının 100'üncü yıl dönümüydü. Atatürk'ün yol güzergahından başlayarak Samsun'dan, Amasya ve Sivas'tan Ankara'ya yürüdüm. Atatürk ve arkadaşlarının Sivas'a geldiği tarih olan 27 Haziran'da ben de Sivas'a gelmiştim. Atatürk ve silah arkadaşları Milli Mücadele yolcuları 28 Haziran 1919'da otomobillerle hareket ederek 5 günde Erzurum'a geldiler. Ben o günden yürüyüşe başlayıp beş günde Erzurum'a gelemeyeceğim için Sivas- Erzurum yürüyüşünü o yıl yapamadım. Bir sonraki yıl da pandemi nedeniyle yapamadım. Nasip bu yılmış. Yarım bıraktığım yürüyüşü 2021'de tamamlama fırsatı elde ettim. 19 Haziran'da Sivas'tan yola çıktım. Yürüyüşüyüm 14'üncü gününde Aziziye ilçesine geldim. Buradaki törenlerin ardından tekrar Sivas'a yürüyeceğim. 2019 ve 2021'de yaptığım kilometre yaklaşık 2 bini buluyor. Sivas-Erzurum arası yürüyüşümde evden çıkarken 79 kiloydum şimdi 73'lere düştüm. Yürümekten ayaklarım da bir iki beden büyüdü. Ama gurur verici. Geçtiğim her yerde sevgi gösterileri ile karşılaştım. Bu yolculuğu kitaplaştıracağım." “Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk19 Mayıs 1919… Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tarihinde en önemli günlerden biri. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı gün. 16 Mayıs’ta Bandırma Vapuru ile başlayan yolculuğun nihayete erdiği ve Türk milletinin Milli Mücadelesini; Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı gün. 19 Mayıs işgal altındaki ulusu aydınlığa çıkaracak günlerin ilk meşalesi idi. Atatürk’ün Samsun’a çıkarak yaktığı o meşale memleketin dört bir tarafındaki bağımsızlık mücadelecine umut oldu. Kuvayı Milliye kuvvetlerinin tek bir amaç için mücadele etmesinin önünü Mayıs 1919 Atatürk Samsun’a Çıktı“Türk milletinin kalbinden, vicdanından doğan ve ilham alan en esaslı, en belirli arzu ve iman belli olmuştu Kurtuluş!...” AtatürkGazi Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’a da 19 Mayıs ile başlamıştı. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığı gün ülkenin genel durumunu şu ifadelerle özetlemişti "Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu topluluk, savaşta yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, koşulları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Uzun savaş yılları sebebiyle ulus yorgun durumda. Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmış ve alınmakta. İtilâf Devletleri ateşkes anlaşması hükümlerine uymayı gerekli görmüyorlar.” İtilâf Devletleri’nin uydurma nedenlerle Adana, Urfa, Maraş, Antep, Antalya, Konya ve İzmir’i işgal ettiğini anlatmıştı. Kurtuluş için kurulan cemiyetlere ve amaçlarına da Kemal Atatürk, Padişah Vahdettin’in görevlendirmesiyle 16 Mayıs 1919 Cuma günü Bandırma Vapuru ile yolculuğa başladı. Vapurda Atatürk’e eşlik eden heyette 18 kişi bulunuyordu. Bu 18 kişi Kurtuluş Savaşı’nda da Atatürk ile birlikte mücadele eden öncü isimlerdi. O gün yolculuğa başlarken de Mustafa Kemal Atatürk’ün tek düşüncesi vardı Tam bağımsızlık. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’ta bağımsız devlet kurmakla ilgili düşüncelerini şöyle dile getirmişti “… Millî egemenliğe dayanan tam bağımsız, yeni bir Türk devleti kurmak…Ne denli zengin ve gönenmiş olursa olsun bağımsızlıktan yoksun bir millet, uygar toplumlar karşısında uşak durumunda kalmaktan öteye gidemez…Aşağılık durumuna düşmemiş olanların isteyerek başlarına bir emir veren getirmeleri hiç düşünülemez.... Türk’ün onuru, kendine güveni ve yetenekleri, çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet tutsak yaşamaktansa yok olsun daha iyidir.” İstanbul’dan Padişah Vahdettin’in görevlendirdiği bir asker olarak yola çıkan Atatürk, Samsun’a ayak bastıktan günler sonra istifa etti. Milli mücadele ve tam bağımsızlık için sivil olarak hareket etti. Amasya Genelgesi, Erzurum Kongresi, Sivas Kongresi ile bağımsızlık mücadelesinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin TBMM açılışının yolları döşendi. 19 Mayıs’ın üzerinden bir yıl geçmemişken 23 Nisan 1929’de Ankara’da TBMM açıldı. Türkiye büyük Millet Meclisi’nin açılması ise millet hakimiyetinin ve cumhuriyet ilanının ilk adımıydı.“Anadolu’yu baştan başa yakan ateşin, üzerine oturduğu felsefî temel; yalnız yedi devlete karşı değil; yere göğe, talihe, kadere karşı bile isyan etmek, namussuz ve zilletle yaşamaktansa namuslu ölmek idi.” ifadeleriyle Atatürk milli mücadeleyi özetlemişti. Milli mücadele sadece işgal kuvvetlerine karşı yapılmadı, manda himaye isteyen işbirlikçileriyle de mücadele Mayıs Ne Zaman Bayram Oldu?Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs gösterilerini son kez Ankara’da izledi. 19 Mayıs’ı ayrı önemsiyordu. Doğum gününü soranlara “19 Mayıs neden olmasın” diyordu. Gönlünden geçen bugünün Türk gençliğine armağan edilesiydi. 2739 Sayılı Kanun’a bir fıkra eklenmesi gerekiyordu. İçişleri Bakanlığı gerekli yasa tasarısını hazırladı. Tasarı TBMM’de farklı oturumlarda görüşüldü. 13 Haziran’da ve 20 Haziran’daki görüşmelerin ardından yasa kabul edildi. 19 Mayıs 1919’dan 19 yıl sonra 20 Haziran 1938’de 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı olarak kabul Mayıs’ın bayram olarak kutlanması 19 yıl sonra gerçekleşmiş olsa da daha öncesinde Samsun’da “Gazi Günü” olarak kutlanıyordu. Samsun’da başlayan kutlamalar ülkenin farklı şehirlerine yayıldı ve bir nevi 19 Mayıs’ın bayram olarak ilan edilmesinin de temelini oluşturdu. Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ismini ise 1981 yılında çıkarılan 2429 sayılı kanun ile aldı. Toplumların geleceği olan gençlere bayram armağan edilmesi de Atatürk’ün gençliğe verdiği değerin göstergesiydi. Atatürk’ün Gençlere Işık Olacak SözleriGazi Mustafa Kemal Atatürk; Türk gençliğine bayram hediye etti. Nutuk konuşmasının sonunda da gençleri unutmadı. “Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.” ifadeleriyle başlayan Gençliğe Hitabesini; “Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asîl kanda, mevcuttur!” cümleleriyle tamamladı. Atatürk’ün bütün umudu gençlikteydi. Gençliğe Hitabe o umudun göstergesiydi. Gençlikle ilgili sözleri sadece hitabe ile sınırlı değildi. Hemen her fırsatta, her toplantı da gençliğe olan umudunu dile getiriyordu. Atatürk’ün gençliğe ışık olacak sözlerinden bazıları “Ey yükselen yeni nesil istikbâl sizindir. Cumhuriyeti biz tesis ettik, onu i'lâ ve idame ettirecek sizsiniz.”“İşaret ettiğim prensipleri, Türk gençliğinin kafasında ve Türk milletinin şuurunda daima canlı bir halde tutmak, üniversitelerimize ve yüksek okullarımıza düşen başlıca vazifedir.”“Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel ve her şeyden evvel Türkiye'nin istiklâline, kendi benliğine milli geleneklerine düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir. Beynelmilel vaziyete göre, böyle bir savaşın gerektirdiği ruhî unsurlarla mücehhez olmayan fertlere ve bu fertlerden mürekkep cemiyetlere hayat ve istiklâl yoktur.”“Sizler, yeni Türkiye’nin geç evlatları, yorulsanız da beni izleyeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği amaca, bizim yüksek ülkümüze durmadan, yorulmadan yürüyecektir.”“Gençliği yetiştiriniz. Onlara bilim ve kültürün olumlu fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Özgür fikirler uygulamaya geçtiği zaman, Türk milleti yükselecektir.""Rica ile, merhamet dilenmekle bir millet ve devletin şeref ve istiklali kurtarılmaz. Türk milleti, gelecek nesiller için bunu unutmamalıdır. 19 Mayıs güven, sevinç, hareket günüdür."“Biz her şeyi gençliğe bırakacağız... Geleceğin ümidi, ışıklı çiçekleri onlardır. Bütün ümidim gençliktedir.”"Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunu düşünerek, ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz." Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun!Saygıyla, minnetle ve rahmetle....19 Mayıs 1919 Neden Önemlidir?19 Mayıs 1919; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı gün. 16 Mayıs’ta Bandırma Vapuru ile başlayan yolculuğun nihayete erdiği ve Türk milletinin Milli Mücadeleyi; Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı gün. 19 Mayıs Ne Zaman Bayram Oldu?19 Mayıs 1919’dan 19 yıl sonra 20 Haziran 1938’de 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı olarak kabul edildi. Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ismini ise 1981 yılında çıkarılan 2429 sayılı kanun ile aldı. Atatürk Gençliğe Hitabeyi Ne Zaman Söyledi?Gazi Mustafa Kemal Atatürk 20 Ekim 1927’de yaptığı büyük Nutuk konuşmasının sonunda Türk gençliğine seslendi. “ Ey Türk gençliği!” diye başladığı bölüm Gençliğe Hitabe olarak tarihteki yerini aldı. Türk gençliğine ışık oldu. Milli Mücadelenin Başladığı Gün 19 Mayıs 1919 19 Mayıs 1919 Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun Milli Mücadele MUSTAFA Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Milli Mücadeleyi başlatmak için Bandırma Vapuru'yla Samsun'a gelişinin ardından Amasya'ya gidişinde kullandığı 98 kilometrelik 'Ata Yolu', 97 yıl sonra tekrar ortaya çıkarılıyor. 'Ata Yolu'nun bakımı ve çevresindeki tarihi yapıların restorasyonu, kağnıların konulmasını içeren proje için Samsun Büyükşehir Belediyesi harekete geçti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşlarıyla birlikte Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak üzere 19 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru'yla Samsun'a geldikten sonra şu an İlkadım İlçesi'nde bulunan ve Gazi Müzesi olarak hizmet veren Mıntıka Palas Oteli'ne yerleşti. Bir süre kent merkezinde kalan Atatürk daha sonra milli mücadeleyi başlatmak için ilk olarak 25 Mayıs 1919'da Havza İlçesi'ne ardından da 12 Haziran 1919'da Amasya'ya ulaştı. Atatürk'ün kurtuluş ateşini yakmak için Samsun kent merkezinden Amasya'nın Suluova İlçesi'ne kadar gittiği 98 kilometrelik 'Ata Yolu' aradan geçen 97 yılın ardından yeniden gündeme geldi. ORİJİNAL GÜZERGAH ORTAYA ÇIKARILDI Samsun Büyükşehir Belediyesi Ata Yolu'nun tarih turizmine kazandırılması için yıl önce harekete geçti. Osmanlı arşivlerindeki belgelerden ve 1957 yılına ait karayollarını gösteren haritalardan yararlanarak yapılan çalışmalar sonucunda 'Ata Yolu'nun orijinal güzergahı belirlendi. Orijinal yolun korunması, güzergahtaki tarihi yapıların restorasyonu, kağnı arabalarının konulmasını içeren proje hazırlandı. Aynı proje kapsamında Atatürk'ün kullandığı makam otomobillerinden birisinin birebir aynısı özel bir firmaya yaptırıldı. Aracın fotoğrafları ile hazırlanan levhalar 'Ata Yolu' güzergahına yerleştirildi. Titiz bir çalışma ile Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak üzere Atatürk'ün Anadolu'ya açılmak için ilk yolcuğu yaptığı yol gün yüzüne çıkarıldı. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, kentteki yerel ve yaygın basın kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya gelerek 'Ata Yolu' projesi ile ilgili bilgi verdi. Basın mensupları ile aynı otobüste Ata Yolu'na gidip yapılacak çalışmaları anlattı. TARİHİ DOKU KORUNACAK Başkan Yılmaz, Samsun- Suluova arasındaki yol güzergahının nazım imar ve çevre düzeni planlarına işleme çalışmalarının başlatıldığını belirterek "Ata yolu yaklaşık 1950 yılına kadar kullanılan bir yol. Yeniden tarihi doku korunarak tarih turizmine kazandıracağız. O dönemlerde bu güzergah tek alternatifti. Bu tarihi yeniden canlandırıyoruz. Bu bölgeyi açık hava müzesi haline getireceğiz. Tarih rotası olarak oluşturup tarih turizmine kazandıracağız. Ata Yolu'nu koruma kuruluna başvurarak tescil ettirmek istiyorum. 50 yıl sonra yok olmasın" diyerek sözlerine şöyle devam etti "Tarihi doku yok ediliyor. Korumamız gerekli. yıldır çalışıyoruz. 1919 da büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ün Mıntıka Palas'ta kaldıktan sonra 25 Mayıs'ta Havzaya vardığı süre içerisinde yaşadığı sıkıntılı ve zorlu yolculuk sırasındaki bu güzergah Büyükşehir Belediyesi olarak yeniden canlandırılacak. TBMM ve Anıtkabir kütüphanesinden alınan bilgi, belge ve fotoğraflarla yolun tarihi değerini anlatacağız. Eski yapılar restore edilecek. Kağnı arabaları konulacak. Atatürk'ün kullandığı bu yol açık hava müzesi olacak" diye konuştu. Yıl 1919. Türk milletinin kaderini değiştirecek kurtuluş mücadelesinin başlangıcı. Yaşlısı, genci, kadını, erkeği yokluklar içinde savaştı. Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin kaderini değiştirecek bir mücadeleye girişti. Hayatta kalmanın yolunu “kurtuluş mücadelesi” olarak gördü. Silah ve cephaneden yoksun milletin gücüne bütün yüreğiyle inandı. Her kilometresinde bir destan yazıldı Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, Rusya’dan ve İstanbul’dan getirilecek mühimmatların Ankara’ya ulaştırılması için güvenli bir yol aradı. Yolun başlangıcı işgalin etkilerinden uzak tek bölge olan Karadeniz'de bir yer dışarıya açılabileceği tek güvenli yer Kastamonu’ya bağlı İnebolu Limanı’ydı. Mücadelenin başarıya ulaşabilmesi, bu limandan gelecek mühimmata bağlıydı. Bunun için de İnebolu-Ankara arasındaki yol hayati bir önem taşıyordu. Güvenliği açısından tercih edilen bu yol, aslında yağışlı havalarda çamurla kaplanan eski bir kervan yoluydu. İnebolu, gemi limanı barındıramayacak kadar küçüktü. Silah ve cephaneleri gemiden alabilmek için denk kayıkları kullanıldı. Kayıklardan kağnılara yüklenen mühimmatlar, Ankara'ya her kilometresinde bir destan yazılarak taşındı. Kahraman kadınlar Şerife Bacı ve Halime Çavuş Eli silah tutan her erkek cephede savaşırken, kadınların ve çocukların mühimmatları taşıması gerekiyordu. Bu kahraman kadınlardan Şerife Bacı, cephanelikleri tipiden korumak için siper etti kendini. 1921 yılının ilk aylarında, İnebolu’dan aldığı cephaneleri Kastamonu’ya götürmek için yola çıktı. Çetin kış şartları sırasında kağnı kolunu kaybetti. Yine de bırakmadı mücadelesini. Kastamonu Kışlası yakınlarına kadar cephaneyi taşıdı. Donarak şehit oldu… Kahraman kadınların bir diğeri ise Halime Çavuş’tu. Kendisi, Türk kadınının Milli Mücadele döneminde öne çıkmasının en önemli simgelerinden. Onun hikayesi derin ve bambaşka… Erkek kılığına girerek cephede savaştı ve ölene kadar da üniformasını çıkarmadı. 9 Haziran 1921 tarihinde, Yunan savaş gemilerinin İnebolu’yu bombaladığı sırada ayağından yaralandı. Savaştan sonra, Mustafa Kemal Atatürk tarafından Ankara’ya çağrılarak kendisine onbaşılık ve İstiklal madalyası ile ödüllendirildi. “Bana yardımı bırak, düşman gemileri geliyor” İstiklal Yolu’ndan zor şartlarda Anadolu’ya silah ve cephane taşıyan yüzlerce isimsiz kahraman geçti. Bunlardan biri de Hamamcı Kadı Salih Reis’ti. Kayıklar, açıkta demirlemiş gemilerden cephane yüklü sandıkları kıyıya getirdi. İlçe halkı da kayıklardan sandıkları alarak depoya taşıdı. 70 yaşlarındaki Salih Reis, o sırada bir top mermisini omuzladı. Kastamonu Bölgesi Komutanı Muhittin Paşa da Kadı Salih Reis’i izliyordu. Yardım etmek amacıyla yanına gitti ve “Dede, ver de ben taşıyayım” dedi. Salih Reis başını bile kaldırmadan şu cevabı verdi “Bana yardımı bırak, düşman gemileri geliyor. Git bir sandık cephanede sen omuzla.” Trekking için parkurlar, kamp alanları, su kaynakları... İstiklal Yolu, adım adım bağımsızlığa giden bir yol. İnebolu'dan başlayan bu tarihi yol güzergahı Küre, Seydiler, Kastamonu, Ilgaz, Çankırı, Kalecik ve Çubuk’tan Ankara'ya kadar uzanıyor. Bu yolda kültür ve doğa iç içe. Aynı zamanda da bir milli park. İnebolu'dan Ankara'ya getirilen mühimmatlar Sincan- Malıköy istasyonuna getiriliyor. Buradan da cephelere gönderiliyordu. İstiklal Yolu Tarihi Milli Parkı ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de bir karar yayımlandı. 340 kilometrelik İstiklal Yolu'nun, Kastamonu il sınırları içerisindeki 95 kilometrelik bölümü Kastamonu Valiliği tarafından yürüyüş yolu olarak düzenlendi. Yol üzerinde ise trekking için son derece elverişli parkurlar, kamp kurulabilecek alanlar, su kaynakları, fotoğraf çekimi yapılabilecek panoramik noktalar yer alıyor. Bu yıl, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışının 100. yılı. İstiklal Yolu, Milli Mücadele'nin 100. yılında atalarımızın özgür bir vatan bırakabilmek için verdiği mücadelenin kalbi. Milli Mücadele'nin bağımsızlık ateşinin yakıldığı, Kurtuluş Savaşı'nın yol haritasının belirlendiği ve 22 Haziran 1919'da açıklanan Amasya Genelgesi'nin üzerinden 101 yıl Ateşkes Antlaşması'nın 1918 yılında imzalanmasının ardından Anadolu, düşman tarafından işgal edilmeye Mayıs 1919'da 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun'a atanan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milletin bağımsızlığının tehlikede olduğunu görüp kurtuluş mücadelesini başlatmaya karar gelmeden önce Havza'ya geçip bir süre hazırlık yaparak toplumun önde gelenleriyle iletişime geçen Mustafa Kemal, Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi'ye bir telgraf göndererek Amasya'ya gelmek istediğini Tevfik Efendi, Mustafa Kemal'in telgrafına, "Amasya halkı vatan, din ve devlet yolunda mücadele edenleri bağrına basmakla müftehir olacaktır." şeklinde cevap vatandaşlar ve şehrin önde gelenleri tarafından coşkuyla karşılanan Mustafa Kemal, Müftü Hacı Tevfik Efendi'nin, "Beldemize hoş geldiğiniz Paşa. Bütün Amasya emrinizdedir. Gazanız mübarek olsun." sözleriyle daha da moral Saraydüzü Kışlası'nda 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa ve "Hamidiye kahramanı" olarak tanınan eski Bahriye Nazırı Hüseyin Rauf Bey, 3. Kolordu Komutanı Refet Bey, Kurmay Yarbay Arif Bey, eski İzmit Sancak Beyi İbrahim Süreyya Bey, Yüzbaşı Osman Nuri, Tufan Bey, Yedek Teğmen Recep Zühtü, Efganlı, Teğmen Abdurrahman, Maliye Müfettişi Arif Bey, Erzurum 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa, Yıldırım Kıtası Müfettişi Mersinli Cemal Paşa, Edirne'de 1. Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Bey'in de telgraf vasıtasıyla katıldığı genelge görüşmeleri, 21 Haziran'da sabaha kadar devam eden görüşmelerin ardından bütün dünyaya, vatanın bütünlüğünün ve milletin istiklalinin amaçlandığı yüksek sesle duyuruldu."Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." cümlesi, alınan bütün kararların özeti ve bağımsızlığa giden yolun başlangıcını oluşturdu."Amasya Tamimi ile Milli Mücadele'nin stratejisi belirlendi"Amasya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Songül Keçeci Kurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 1918 yılında imzalanmasının ardından İngilizler, Fransızlar ve Yunanların işgalinin başladığını belirterek, "Amasya Tamimi, tarihimizde çok önemli bir yere sahip. Özellikle Kurtuluş Savaşı'nın amacının, gerekçesinin, yönteminin belirlenmesi, sonrasında izlenecek yol haritasının çıkarılması adına öneme sahip." dönemde İzmir'in işgalinin çok büyük üzüntüye sebep olmakla birlikte aynı tarihlerde Mustafa Kemal Atatürk'ün Anadolu'ya geçerek mücadele başlatmasının kaderin bir cilvesi sayılabileceğine dikkati çeken Kurt, şöyle devam etti"Amasya'da halkın Mustafa Kemal'e inancı, Milli Mücadele'de ikinci aşamaya geçmek için önemli bir adım oldu. Atatürk'ün Amasya'ya gelmeden önce hazırlık sürecinin yaşandığını biliyoruz. Buradaki çeşitli şahıslarla iletişim halinde bulunuyor Atatürk. Özellikle Amasya Müftüsü Mehmet Tevfik Efendi'ye telgraf göndererek, Amasya'ya geleceğini bildiriyor ve halkın durumunu öğrenmek istiyor. İşte bu bir aylık süre içinde yaşanan gelişmeler, halkın Milli Mücadele'ye ilgisi, sadakati ve buna yönelik duyacakları inançla daha da kuvvetleniyor. 12 Haziran'da Amasya'ya gelmesiyle Mustafa Kemal, halkın inancının ne kadar yüksek olduğunu bizzat kendisi de görüyor."Kurt, Amasya Tamimi ile dünyaya güçlü bir mesaj verildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti"Amasya Tamimi son derece önemli. Burada millet iradesine vurgu yapılıyor. Artık İstanbul'daki hükümetin görevini yapamadığı, milletin kaderinde rol alamayacağı herkes tarafından anlaşılıyor. Dolayısıyla millet artık kendi kaderini kendisi belirleyecek bir noktada bulunuyor. Bu genelge vasıtasıyla hem milli kuvvetleri etkin hale getirmek hem de milletin iradesini güçlü kılmak adına çok önemli kararlar diğer önemli nokta da padişahın üzerine düşen görevlerini yerine getiremediğini ilan etmek. Bu da o dönem içinde son derece önemli bir husus. Çünkü devlet başkanının görevini yapmadığını ifade ediyorsunuz ve bunun altına birçok insan imza atıyor. Aynı zamanda Müftü Abdurrahman Kamil Efendi bu minvalde vaaz veriyor insanlara. Bu vaazın da insanlar üzerinde büyük etkisi var. O dönemde padişahın aynı zamanda halife kimliği var. Padişahtan artık yardım gelmeyeceğini halka kabul ettirmek, belki de Amasya'nın en önemli başarısı. Milli Mücadele'nin planının, rotasının, stratejisinin belirlendiği çok önemli bir olay Amasya Tamimi."ADD MALATYA ŞUBESİ'NDEN AÇIKLAMA..Öte yandan Atatürkçü Düşünce Derneği ADD Malatya Şube Başkanı Yunus Millioğulları, Amasya Tamimi'nin yıldönümü dolayısıyla şu açıklamayı yaptı"Gazi TBMM’nin açılışının 100. yılında,ulusal egemenliğimizin, demokratik Cumhuriyetimizin kuruluş rotası olan Amasya Genelgesi, bu gün de yol 101 yıl sonra siyasi iktidarın yanlış politikaları nedeniyle ne yazık ki aynı yere dönmüştür-Bugün de “Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir.”-Bugün de hükûmet aldığı sorumluluğun gereğini yerine bizce bugün de “Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”-Amasya Genelgesi, mücadelemizin esası ve dayanağıdır. Mücadelemizin amacını, gerekçesini ve yöntemini belirtmektedir. Bunları anlamayan siyasi iktidar,yaşananları unutmuş görünmekte, her nedense ! ülkemizi yıkıma götüren Osmanlı hayranlığı ile hareket etmektedir…-Sevr yanlıları, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu Lozan’a tereddütsüz Kürdistan, Rum Ortodoks Ekümenikliği” nden söz edenler ortalıkta dolaşmaktadır. BOP ve GOP projelerinin taşeronları sinsice Devrimi ile kazandığımız çağdaş değerler birer birer yok Mustafa Kemal Atatürk’ün ismini silmeye çalışanlar, uydurma tarih yazanlar şimdi de Atatürk’ün yol arkadaşlarını hedef Devrimi’nin değerli ismi Mustafa Necati’nin kendi evine verilen ismi kaldırıp, bir Cumhuriyet düşmanının adını oraya uygun görmektedir…Atatürkçü Düşünce Derneği; Büyük Önderimizin Amasya’da söylediği “…bu acıklı durum karşısında hemen bir örgüt kurmak ve yurdun her yanında çalışmalar yapmak, haklarımızı korumak zorunludur.” sözlerini görev kabul edenlerce sorumlulukla başlatmak üzere yayınladığı Amasya Genelgesi’nin 101. yıldönümünde Büyük Atatürk’ü saygı ve sarsılmaz bağlılıkla takip etmekteyiz…Büyük Türk Milleti!- Egemenlik , milletimizindir. Bu sistem ve çoğulcu demokratik yönetim temel Meclis’e itibarını ve yetkilerini iade etmek ayrılığı ilkesini mutlaka yaşama ve hilafete özlem duyanlara izin Devrimi ortak paydasında tüm Cumhuriyetçi güçlerin birlikteliğini PKK, YPG, FETÖ’cülere, din tüccarlarına, iş birlikçi siyasilere fırsat vermeden mücadelemizi sürdüreceğiz…Söz veriyoruz…"Amasya, AA- BültenUYARI Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

atatürk ün milli mücadele yol haritası