Ayrıcaçocukların da masal anlatmalarına izin vermelidirler. Çocuklardan bir gün içerisinde yaşadıklarını masallaştırıp anlatmalarını isteyebilirler. Böylece hem günün muhasebesi yapılır hem de çocuğun gelişimine katkı sağlar.” Ö14: “Masal seçimi konusunda ailelere sihir, büyü vb. içeren masalları önermiyorum.
TaşAdam Okuma Masalı. Uçsuz bucaksız düz bir ovanın ortasında, gökyüzüne doğru uzanan yüce bir yanardağ varmış. Görkemli görüntüsüyle, dimdik, alımlı duruşu ile taa uzaklardan, herkesin ilgisini çekermiş. Tepesi çoğu zaman bulutlarla kaplıymış.
Öncelikli amacımız kendimizi ve birbirimizi tanımak üzere yolda olmaktı. Şimdi 9 ay boyunca dağlar aşarak, ıslanarak, üşüyerek veya sıcaktan bitkin düşerek köy köy dolaşacağız. Yerel tohum takası yapmak, unutulmaya yüz tutmuş masalları dinlemek istiyoruz, çünkü inanıyoruz ki tohum ekilmezse, masal anlatılmazsa ölür.
Masalanlatıcılığının kökleri şamanizme dayanır ve o zamanlardan bu yana insanları iyileştirmek, varoluşlarını hatırlatmak, ortak bir zaman ve alan yaratmak için anlatılır. Burada Mircea Eliade'den bir alıntı yapmak istiyorum; “ Topluluk için önemli olan olaylar sırasında – bol bir hasat, seçkin bir üyenin ölümü
TriyandaMasal 30.000 metrekare üzerinde 16 blok, 317 konuttan oluşuyor. 2+1, 3+1 ve bahçeli daire seçenekleri mevcut.
nk5k. Sözlü edebiyat ürünlerinden olan masal; özellikle olağanüstü olayları ve kahramanları içeren, anlatılarak kuşaktan kuşağa aktarılan halk ürünü olan bir edebî türdür. Masalların yaşanması mümkün olmayan konu ve şahıs kadrosuna yer vermesi, belki de en belirgin özelliğidir. Halk hikayeleri olması yönüyle ait olduğu toplumun geleneklerini, yaşayışını, hayal gücünü ve ahlâki yapısını da masallarda görebiliriz. Zira masalları çocuklarda bazı erdemlerin oluşmasını sağlamak adına sıkça kullanırız. Genellikle olağanüstü olayların ve kahramanların yer ve zaman belirtilmeksizin başından geçen olayların anlatıldığı, ağızdan ağıza aktarılarak günümüze kadar gelen halk hikayelerine masal denilmektedir. Bu tanım hâli hazırda masalın birçok özelliğini kendi içerisinde barındırmakla birlikte, aşağıda masalların genel özelliklerini küçük başlıklar hâlinde açıklamaya çalışacağım Masalların Genel Özellikleri – Yer ve zaman belli değildir. Masallarda belirli bir zaman belirtilmez, herhangi bir zaman diliminde olaylar gelişmeye başlar. Çağ, yıl vs. da genellikle belirtilmez. Masalın içeriğine göre hangi zamanlarda geçtiğini okuyucu kafasında şekillendirir. Masalın geçtiği yer de bazen bir köy, bazen bir saray, bazen bir adadır. Bunun içindir ki masallara başlanırken “Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde…” diye bir tekerlemeyle başlanır. Masallarda Hint Eli veya Kaf Dağı gibi kalıplaşmış yerler görülebilir. – Yazarları belli değildir. Bugün bazı masal yazarları var olsa da, masallar aslında anonimdir, yani masalların yazarları belli değildir. Masallar dilden dile anlatılarak, söylene söylene bugüne gelmiş edebi eserlerdir. Bunun için ilk olarak kim tarafından anlatıldığı bilinmez, bazen yüz yıllar içerisinde de bu unutulmuştur. – Sözlü edebiyat ürünleridir. Masallar ilk ortaya çıktıklarında yazıya geçirilmemiş, uzun yıllar halk tarafından ağızdan ağıza anlatılagelmiştir. Bundan ötürü masal türü, sözlü edebiyatın kapsamında değerlendirilir. – Olağanüstü olaylar vardır. Genellikle masallar gerçek hayatta gerçekleşmesi mümkün olmayan, olağanüstü olaylarla örülüdür. Gökkuşağının altında hazineler bulunur, fasulye sırıklarıyla gökyüzüne çıkılır, bulutların üzerinde tatlı bir uykuya dalınır, deniz kızlarına aşık olunur… Olağanüstülük, masalın en belirgin özelliklerinden biridir. – Kahramanları genellikle iyi ve kötü olmak üzere ikiye ayrılır. Masalın sonunda iyi ve doğru olanın kazanması muhtemeldir. Kahramanların da genellikle olağanüstü özellikleri vardır. Bazen insan dışında devler, cüceler, cinler, periler vs. de şahıs kadrosunda bulunabilir. Hayvanların kahraman olduğu masallara fabl denilir. – Eğitici yönleri ağır basar, bu yönüyle didaktik eserlerdir. Masallarda herhangi bir şeyi kanıtlama amacı güdülmez. Tamamen gizil olarak erdemlere övgü, fenalıklara yergi vardır. – Mutlu sonla bitmek, masalların genel özelliğidir. Bu edebiyat türünden genellikle çocukların hayal dünyasını şekillendirmek için yararlandığımızı düşünürsek, bu özelliğin aksi zaten pek mümkün olmamalıdır. Masaldaki iyi karakterler, er ya da geç kötü karakterleri yenerek mutlu sona kavuşmalıdır. – Tekerlemelerle başlayıp yine tekerlemelerle bitmek, masalların ayırt edici özelliğidir. “Develer tellal iken, pireler berber iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallarken…” gibi tekerlemelerle başlayıp, “Onlar erdi muradına, biz çıkalım kerevetine.” gibi tekerlemelerle de biterler. – Evrensel erdemler içerir. Masallarda iyilik, dürüstlük, yardımseverlik, alçakgönüllülük, cesaret gibi iyi erdemler övülür; cimrilik, kötülük, fenalık gibi kötü huylar ise eleştirilir. Dünya masallarının neredeyse tamamında bu erdemler ön plana çıkarılır. – Hayal ürünü eserlerdir. Masallarda gerçekleşen olayların neredeyse tamamı kurgudur, hayale dayanır. Gerçekte yaşanmış olaylar değil, aksine yaşanması mümkün olmayan olaylar konu edinilir. – Düz yazı ve şiir karışımı masallar vardır. Bazı masallarda anlatıma akıcılık ve etkileyicilik kazandırmak amacıyla nesir olan kısımlar manzum dörtlüklerle desteklenmektedir. – Duyulan geçmiş zaman -miş kipiyle oluşturulur. Genellikle masallarda rivayet kipleri kullanılır, olaylar üçüncü kişi ağzıyla kaleme alınır. – Anlatım kısa, akıcı, anlaşılır ve özlüdür. Olay örgüsü belirgin bir şekilde kısa zaman içinde şekillenir. Yabancı kelimeler veya anlamayı zorlaştıracak süslü anlatımlar pek görülmez. – Diğer olay yazıları gibi serim, düğüm ve çözüm bölümünden oluşurlar. Konu, olay, yer ve zaman ölçütlerine göre çözümlenebilir. Anonim ve sanatsal masallar olmak üzere iki başlıkta değerlendirilir. Orkun KUTLU Yorum Yap! Yazı Ayrıntıları... Yazdır! Bu Yazıyı Paylaşın!
Masal Anlatıcılığı Nedir? Masal anlatıcılığı kadim zamanlardan beridir süregelir ve dünyanın her yerinde karşımıza çıkar. Kültürden kültüre farklılıklar gösterir. Bunlar; anlatım tarzları, anlattıkları hikâyeler, toplum içindeki görevleri gibi öğeler olabilir. Masal anlatıcılığının kökleri şamanizme dayanır ve o zamanlardan bu yana insanları iyileştirmek, varoluşlarını hatırlatmak, ortak bir zaman ve alan yaratmak için anlatılır. Burada Mircea Eliade'den bir alıntı yapmak istiyorum; “ Topluluk için önemli olan olaylar sırasında – bol bir hasat, seçkin bir üyenin ölümü, vb – bir tören evi marapu yapılır, bu nedenle de anlatıcılar Yaratılış'ın ve Atalar'ın öyküsünü anlatırlar. Bütün bu olaylar dolayısıyla, anlatıcılar büyük bir saygı ve sevgiyle “başlangıçlar'ı, yani sahip olunan şeylerin en değerlisi olarak korunması gereken kültürün kendi ilkelerinin oluştuğu an'ı anımsatırlar.” Masal anlatıcısı kabilelerde çok önemli bir yere sahiptir, genelde masal anlatıcısı bir hastalık, büyük bir kaza, bir düş sonrası anlatıcı olur ve masal anlatmaktan başka çaresi yoktur. Masal anlatıcılığı hem çok saygı gören bir iştir hem de zor koşullarından dolayı korkulan bir de tarafı vardır. Eski Türk geleneklerinde masalcılar bir işte ya da tarlada çalışmazlar sadece masal anlatıp kişilerin verdiği yiyeceklerle yaşamlarını sürdürürlermiş. Bu noktada “masal” ve “mit” ayırımına da değinmek isterim. Kabile geleneklerinde masal, ateş başında tüm topluluğa anlatılır, ancak mitler sadece kabilede erginlenme töreninden geçenlere anlatılır. Çünkü mitler, kutsal sözlerdir. Onları anlatmanın kuralları vardır, örnek vermek gerekirse gündüz mit anlatılmaz, mutlaka gece anlatmak gerekir, anlatım kesinlikle yarım bırakılmaz gibi. Ben bu yazıda “masal anlatıcısı” diye ortak bir terim kullanacağım. Bu noktada masal anlatıcısı; mit, masal, hikâye, mesel, fıkra, anı, destan, dinsel öyküler, kahramanlık hikâyeleri, efsane gibi türlerde anlatım yapabilir. Bunlar farklı isimlerle adlandırılıyor bizim geleneğimizde. Bazılarından kısaca bahsetmek isterim. Meddahlık, kültürümüzde ve geleneksel sanatlarımızda çok önemli bir yere sahip olan bir masal anlatıcısıdır. Meddahlar, genellikle büyük şehirlerde, kahvehanelerde, köşe başlarında, berber dükkanlarının önünde hikâyelerini anlatılarmış. Meddahların en önemli özellikleri çok iyi bir taklit yeteneğine sahip olmaları. Bir meddah anlatımında her karakteri ustalıkla ve birebir taklit etme yeteneğine sahipmiş. Öyle ki dinleyiciler, bazı meddahların sırf o taklidini görebilmek için koşup onu dinlemeye gelirlermiş. Dengbejler, kürt masal anlatıcısıdır. “Kılam” adında deyişler söylerler ve destanlar anlatırlar. Anlatımları hem şarkı hem söz içerir. Gırtlaklarını çok iyi kullanılar ve seslerinin formlarını değiştirerek dinleyiciler üzerinde derin etkiler bırakırlar. Âşıklar, yâr elinden bade içenler ve badesizler diye ikiye ayrılır. Yâr elinden bade içenler ya rüyalarında ya bir hastalık sırasında bir güzel görürler bu yaşlı bir derviş de olabilir ve o kişi onlara bir yiyecek verir ya da bade içirir sonrasında kişi âşık olur ve başlar elinde sazla anlatmaya, türkü söylemeye, badesizler de onların yanlarında yetişen çıraklarıdır. Masal anaları ve masal ataları köylerde olurlar, onlar akşamları genelde kendi evlerinde çevrelerine insanları toplayıp masallar anlatırlar. Gezgin masalcılar da köyden köye dolaşıp her kaldıkları köyde konaklayıp ve halkın verdiği yiyeceklerle yaşamını sürdüren masal anlatıcılarıdır. Bir masal anlatıcısı neden masal anlatır? Temel olarak baktığımızda masallar, geleneği aktarmak için çok güçlü birer araçtır. Kökleri hatırlamak, kutsal olanla bağlantıyı korumak için anlatılır masallar. Bir yandan da toplumsal kuralları aktarmak, toplum yaşayışını ayakta tutmak için, adaleti anlatabilmek ve hissettirmek için anlatılırlar. Eski zamanlarda avcılar, ava çıktıklarında onlara bir de masalcı eşlik edermiş. Masalcı masallarını anlatarak, Tanrıları onurlandır ve Tanrılar da o avda acılara iyi avlar sunarlarmış. Aynı zamanda masal anlatıcıları masalları, keyifli vakit geçirmek için, neşelenmek için, bir arada olmanın mutluluğunu yaşamak için anlatır. Söyleyecek bir sözün olması, anlatacak bir hikâyenin olması masal anlatıcısı olmak için güzel ve güçlü bir sebeptir. Kadim zamanlardaki gibi "hayatta kalmak" için anlatır masal anlatıcısı ama bugünün "hayatta kalma" durumu daha farklı. Ben bir masal anlatıcısı olarak ruhumu kurtarmak için masal anlatmaya başladım. Sadece modern dünyanın kurallarına uyarak, yaşamak için yaşamak yerine daha zengin olmak ve bu zenginliğimi paylaşmak için masallar anlatmaya başladım. Günümüz masal anlatıcılığı... Ülkemiz ve dünyada son yıllarda çok güzel bir şey oluyor. Masal anlatıcılığı yeniden doğuşun içinde. Aslına bakılırsa, masal anlatıcılığı hiç ölmedi. O zaman bu yeniden doğan nedir? Şehirlerde, birbirinden farklı topluluklara masal anlatan kişiler “Modern Masalcılar” Geleneksel olarak bakıldığında bir köyde, belli bir topluluğa masal anlatmaktan, ibadet için masal anlatmaktan, iyi bir av için masal anlatmaktan ya da “yâr elinden bade içmiş olmak”tan daha farklı bir yerde modern masal anlatıcılığı. Masal anlatıcısı, masal performansları düzenliyor ancak bunlara tam anlamıyla performans sanatı diyebilir miyiz? Masal anlatıcısı, kendi sözlerini de performans sırasında söylediği, seyirci ile birebir temas halinde olduğu, her anının doğaçlama geliştiği bir performans yapıyor. Bu noktada masal anlatıcılığını çağdaş bir performanstan ayıran şey temelde “masal”. Performans sanatının “köksüz” olmasının aksine masal köklere bağlanıyor. Masal, anlatıcıyı geleneğe bağlıyor ama tek bir geleneğe değil. Geleneksel masalcılar gibi sözlü kültürün içinde yetişmemiştir modern masal anlatıcısı. Yazılı kültürün içine doğmuş durumda, bu bakımdan her gelenekten masala kolayca ulaşıp, kendi değer yargıları ile sentezleyip o şekilde aktarıyor. Şehirlerde, her masal anlatımına gelen farklı insanlara anlatıyor ve ortak bir dil yaratmaya çalışıyor. Hayallerin, rüyaların, sıra dışı hayatın dili. Bu dilin unutulmaya başlandığı, bu çağda hayal ettiklerini seyircilere gördürmek için yola çıkıyor. Masal anlatıcılığı, paylaşacak bir hikâyenin olması durumudur. Masal anlatıcısı “düş zamanını” - her şeyin bir olduğu, zamanın döngüsel olduğu dünya- hatırlamamıza yardımcı olur. Masal anlatıcısı, köklerimizle ve ruhumuzla yeniden bağlanmamıza vesile olur. Adalet kavramını hatırlamamızı ve onu hissetmemizi sağlar. Modern masalcı, yazgılı olduğu yazılı kültür ile özlemini çektiği sözlü kültüre açılan kapıyı önce kendi içinde bulur, sonra diğerlerine yolu gösterir.
Masal Nedir? Masalın Özellikleri, Masalın Türleri, Masal ve Efsane arasındaki fark. Kısaca masal hakkında her şeyi bu yazıda bulabilirsiniz. MASAL, halk dilinde anlatılarak oluşan ve günümüze ulaşan halk edebiyatının sözlü ürünüdür. Masallar olağanüstü olayların, hayali karakterlerin yer aldığı bir anlatı sanatıdır. Masallardaki olağanüstü varlıklardan kısa bahsetmek gerekirse; cadı, cin, dev, peri vb. varlıklar bunların başında gelir. Masallarda düz anlatım biçimi kullanılır. İstisna olarak bazı masallarda manzum parçalara da rastlanabilir. Masallar fıkra ve efsaneye göre uzun, destan ve halk hikayesine göre kısadır. Masalların belirli yerlerinde klişe sözler formeller yer alır. Genellikle halka hitap ettiği için sade bir dil kullanılır. Masallarda yer ve zaman belli değildir. Masallar üç bölüme ayrılır 1- Başlangıç tekerleme Bütünüyle kelime oyunlarından, birbiriyle pek ilgisi olmayan ama dinleyicinin ilgisini masala çekmek için bir araya getirilmiş sözlerden meydana getirilir. Dinleyiciyi masal âlemine hazırlar. 2- Asıl masal Masal olaylarının anlatıldığı bölümdür. Kendi içinde giriş, gelişme, sonuç bölümler vardır. 3- Bitiş Bölümü Masal Sonu Başlangıç gibi bir tekerlemeden oluşur. – Halk masalları 4 temel grupta toplanır Hayvan masalları, olağanüstü ve gerçekçi masallar, güldürücü öyküler, zincirlemeli masallar. Hayvan masalları genellikle kısa masallardır. La Fontaine masalları bu türün en güzel örnekleridir. Şeyhi’nin Harname adlı eseri de Divan Edebiyatı’ndaki hayvan masalları türüne örnek gösterilebilir. Olağanüstü masallarda, olağan varlıkların yanı sıra cin, peri, dev, ejderha gibi olağanüstü varlıklara da yer verilir. Gerçekçi masalların başlıca kahramanları ise padişahlar, vezirler, prens ve prensesler, zenginler, hırsızlar ya da haydutlar gibi gerçek hayattaki kişilerdir. Güldürücü masallar okuyan ve dinleyeni eğlendirmeyi amaçlayan masallardır. Zincirleme masallarda sıkı bir mantık bağıyla birbirine bağlanan, küçük ve önemsiz bir dizi olay art arda sıralanır. Masallar öyle bir gür kaynaktır ki bu kaynaktan birçok bilim yararlanır. Masallar bir millet için zengin hazinelerdir. Milletlerin seciyeleri, ülküleri masallarda gizlidir. Halk medeniyetinin izlerini masallardan çıkarmamız mümkündür. Masal, her şeyden önce dilcilerin yararlandıkları bir kaynaktır. Bundan başka masal, bir toplumbilimci için toplumun ana unsurlarını nitelendirmede, halk kültürünün temellerini araştırmada zengin bir kaynaktır. Tarihçi için masal bazı önemli tarihî olayların aydınlanmasında değerli bir belge olabilir. Çocuk eğitiminde de masalların çok önemli rolü vardır. Hikâyeci, romancı, şair, oyun yazarı, hatta senaryo yazarı masallardan çok ilgi çekici konular meydana getirebilir. Masalı diğer türlerle destan, efsane şöyle karşılaştırabiliriz MASAL – DESTAN Benzer Yönler – Her iki türde de olağanüstü kahramanlar ve olaylar vardır. – Asıl kahramanlar ön plandadır. Kahraman; gücü, kuvveti temsil eder, her zaman doğruyu yapar. – Her iki türde de bezer motifler vardır. Rüya, aksakallı ihtiyar, kırklar … – Farklı Yönler – Masal, hayal mahsulüdür. Destanlarda ise olağanüstü olaylarla gerçek olaylar birleştirilmiştir. – Destanlarda zaman ve mekân kavramı belirlidir. Masallarda ise belli değildir. – Destanların hususî anlatıcıları vardır. Manzumdurlar Zamanla nesir hâline gelmişlerdir.- Saz eşliğinde söylenirler. Masalların da hususî anlatıcıları vardır, nesir şeklindedirler. Saz eşliğinde söylenmezler. – Masallarda amaç bir ders vermektir. Destanlardaki amaç ise bir milletin geçmişini anlatmaktır. MASAL – EFSANE – Benzer Yönler – Her iki türde de olağanüstülük vardır. – Nesir şeklindedirler. – Ele alman konular bakımından geniştirler. – Her iki tür de belirli bir zamana bağlanamaz. Dinî efsaneler, menkıbeler hariç. – Benzer motifler bulunabilir. – Farklı Yönler – Efsane masala göre kısadır. – Efsanenin inandırıcılık özelliği vardır. – Efsanenin dinî yönleri daha fazladır. – Efsanenin özel anlatıcıları yoktur. Masallarda vardır. – Masallar çoğunlukla mutlu sonla biter. Efsaneler ise kötü bir sonla biter. – Masallarda kalıplaşmış ifadelertekerlemeler vs. vardır. Efsanelerde ise yoktur.
♦ Genellikle halkın ortak yaratısı olan; sözlü kültürde dilden dile, kuşaktan kuşağa aktarılarak yaşatılan; kahramanları arasında olağanüstü kişilerin de yer aldığı ve olağanüstü olayların öykülendiği eserlere “masal” denir. ♦ Tamamen düş ürünü ve uydurma oluşları masalların temel niteliğidir. ♦ Sözlü edebiyat ürünü olan masallar, oluşumlarından çok sonra derlenerek yazıya geçirilmiştir. Türk masallarını derleme çalışmaları Ziya Gökalple başlamış; Cumhuriyet Dönemi’nde Eflatun Cem Güney, Pertev Naili Boratavın başını çektiği yazarlarca sürdürülmüştür. a. Masalın Öğeleri Konu ♦ Masallarda genellikle iyilik-kötülük, doğruluk-haksızlık, adalet-zulüm, alçak gönüllülük-kibir gibi karşıt durumları simgeleyen kişilerin mücadeleri; ulaşılması zor hedeflere varma isteğinden doğan hayaller işlenir. Olay ♦ Masal gerçek dışı ve olağanüstü olaylar üzerine kurulur. Gerçek ya da gerçeğe yakın öğeler masalın belkemiği olan olağanüstü atmosfer içinde eritilmiştir. Kişi ♦ Masalın kahramanları padişahlar, vezirler, zengin tüccarlar, sıradan ve yoksul insanlar, hırsızlar ya da haydutlar gibi gerçek dünyadan alınan kişilerin yanı sıra peri, cin, dev, ejderha, cadı, gulyabani, şahmeran, Zümrüdüanka kuşu gibi hayvanlar da masal kahramanları arasında yer alır. Ancak, masallardaki hayvanlar, neredeyse kendi özelliklerini yitirmiş, insan katına yükselmişlerdir. ♦ Masal kahramanları “bir padişah”, “bir terzi”, “çobanın biri” gibi belirsiz ifadelerle verilir. Yer ♦ Masallarda olayların geçtiği çevre, “memleketin birinde” ifadesiyle belirsizleştirilen bir yer ya da “Kafdağı, “Yedi Derya Adası” gibi haritada bulunmayan ülkeler; “yedi kat yerin altı”, “bulutların üstü” gibi hayalde tasarlanan yerlerdir. Zaman ♦ Masallarda “zaman”ın tarihî zamanla ilgisi yoktur. Mişli geçmiş zaman kipiyle anlatılmaları zamanın belirsizliğini gösterir. “Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellâl iken, pireler berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken…” gibi tekerlemeler de zamandaki bu belirsizliği güçlendirir. Plan ♦ Türk masalları “döşeme”, “olay” ve “dilek” olmak üzere üç bölümden oluşur. Döşeme bölümü, masalcının dinleyicileri masal havasına sokmak, onları biraz güldürmek, biraz da ustalığını .göstermek amacıyla söylediği tekerlemeden oluşur. Olay bölümü de kendi içinde serim, düğüm, çözüm bölümlerine ayrılır. Dilek bölümünde ise masal “Onlar ermiş muradına, darısı buradakilerin başına…” gibi mutluluk dileyen bir tekerlemeyle sona erdirilir. Amaç ♦ Masallarda eğlendirerek eğitme amacı güdülür. Her kahraman, toplumsal yaşamdaki bir karakterin simgesidir. Kişilerin her davranış ve eyleminde bir ders gizlidir. İyilerin yüceltilip kötülerin cezalandırılması, karşılaşılan her türlü engelin aşılması, okura iyimser bir bakış açısını aşılaması, masalların eğiticilik değerini öne çıkarır. b. Masal Türleri Halk Masalları ♦ Anonim masallardır. Sözlü halk kültürü ürünüdürler. Bu masalların Doğu dünyasındaki “Binbir Gece Masalları”, “Kırk Vezir Hikâyesi”, “Sinbadnâme”gibi en eski ve tanınmış örnekleri Türk toplumunda da geniş ilgi görmüştür. “Billur Köşk Masalları” ise sözlü gelenekten derlendiği sanılan ilk Türkçe masal kitabıdır. “Keloğlan”masalları”, Türk halk masallarının bir başka tanınmış örneğidir. ♦ Batı dünyasında “Pamuk Prenses”, “Kırmızı Şapkalı Kız” gibi örnekler de büyük ölçüde sözlü geleneğe bağlıdır. Grim Kardeşler, Alman halk masallarını derleyerek bu yolda çalışanlara öncülük etmiştir. Edebî Masallar ♦ Genellikle halk masallarından kaynaklanmakla birlikte belli bir sanatçının yaratımı olan ve onun kendi üslubuyla yazdığı masallardır. Bu masallara “yapma masal” da denir. Bu tür masalların en tanınmış ismi Danimarkalı yazar Andersendir. Hayvan Masalları ♦ Hayvan masallarından bazılarını “fabl” türündeki örnekler oluşturur. ♦ Fabllar, manzum olmaları, sonunda mutlaka bir ahlak dersi vermeleri ve kısalıkları bakımından diğer hayvan masallarından ayrılır. ♦ Dünya edebiyatının en eski masallarından olan Sanskrit dilinde yazılmış “Pançatantra” ile “Ezop” masalları ve La Fontaine masalları fabl türünün ve hayvan masallarının temel kaynaklarıdır. Türk Divan edebiyatında Şeyhinin “Harnamesi” kimi yönleriyle fabl sayılır. Mevlananın Mesnevisindeki hayvan masalları da fabl özellikleri taşır; ancak her hayvan masalı fabl değildir. Örneğin, Ferideddin Attarın kahramanları hayvanlar olan masalı “Mantıku’t-Tayr” fabl sayılmaz.
Polisiye kitaplarına alıştığımız Ahmet Ümit'den bir masal kitabı mı? Bu aralar hem kolay okunur kitaplar tercih etmek istemem hem de masala olan özel ilgim sebebiyle, yazmayı istediğim kitabı buldum Masal Masal İçinde. Adından da anlaşılacağı üzere, kitapta bir yerden başlayan ancak içi içe örülmüş altı adet masal bulunmakta. Bu masalları Ahmet Ümit'in annesine yıllar yıllar önce bir masalcı anlatmış o zamanlar çocuklara masal anlatan masalcılar varmış ve Ahmet Ümit de annesinden dinlediği bu masalların "güzeliğindeki giz, çarpıcı kurguları ve içeriğindeki yoğun anlam" dan çok etkilenerek büyük bir keyifle yazıya dökmüş "İnsanoğlunun kişiliğindeki temel özellikleri öylesine gerçekçi bir biçimde gözler önüne seriyordu ki, bu anlatım karşısında hayranlık duymamak olanaksızdı." Biz büyüklerin masallardan da bazı dersler alabileceğine inananlardanım. Ayrıca masal okumak bana çok keyifli gelir, yepyeni bir fantastik dünyaya girmişsiniz gibi. Kitap, övünmeyi pek seven iyi yürekli bir padişahın vezirinin uyarısıyla halkın içine karışmasıyla başlıyor ve padişahın karşılaştığı birbirinden ilginç anlatacak hikayeleri olan insanların anlatılarıyla devam ediyor şapkacının anlattıkları, müezzinin anlattıkları, dem,ircinin anlattıkları, kuyumcunun anlattıkları ve köradamın anlattıkları. Herkesin kendi hikayesi merak uyandırıyor ve her hikayeden alınacak çok ders var. Bu aralar bu masal olayına taktım, hadi hayırlısı Masal severler, umarım yakında görüşeceğiz, iyi okumalar!
masal masal içinde kuyumcunun anlattıkları